Jar on türkçesi Jar on nedir
Jar on ile ilgili cümleler
English: Ali hid the gun in the cookie jar on top of the refrigerator.
Turkish: Ali silahını buzdolabının üstündeki kurabiye kavanozuna sakladı.
Jar on ingilizcede ne demek, Jar on nerede nasıl kullanılır?
Jar : Çatlak ses. Kulak tırmalayıcı bir ses çıkarmak. Şok. Bira bardağı. Sarsılma. Titretmek. Sarsılmak. Sinirlendirmek. Didişme. (kulak) tırmalamak.
On : Giyilmiş. Üstünde. İle. De. Hazır. Olmakta olan. Civarında. Açık. Devrede.
Jar on someone : Birini çok sinirlendirmek. Birini deli etmek. Birini çıldırtmak. Sinirine dokunmak. Birini delirtmek.
Jar of pickles : İçine turşu konulan cam kap. Turşu kavanozu.
Jar upon : Sinirlendirmek.
Jar with : Ters düşmek. Çatışmak.
Abut on : Bir yere bitişmek. Biryere bitişmek. Bitişik olmak. Sınır komşusu olmak. Bitişmek.
İngilizce Jar on Türkçe anlamı, Jar on eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jar on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Annoys : Sataşmak. Canını sıkmak. Gıcık etmek. Dalına basmak. Can sıkmak. Sinir bozmak. Sinirini bozmak. Taciz etmek. Sinir etmek.
Scramble : Tırmanma. Acele havalanmak. Kapışma. Yumurtanın akıyla sarısını karıştırarak pişirmek. Dalaşma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sırasını bozmak. Güçlükle ilerlemek. Kapışmak.
Scrabbles : Çızıktırmak. Karalamak. Aramak. Çiziktirmek. Acele ile yazmak. Kargacık burgacık yazmak. Eşelemek. Tırmalanmak. Karalama.
Lacerates : Yaralamak. Kırmak (kalbini). Üzmek. Yaralama. İncitme. Parçalamak. Kırmak. Yırtmak. İncitmek (duygularını).
Scrabbling : Karalamak. Çentme. Çaplama. Acele ile yazmak. Çızıktırmak.
Angered : Öfkelendirmek. Sinirlendirilmiş. Darıltmak. Kızdırılmış. Kızdırmak.
Clawed : El atmak. Tırmalanan. El uzatmak. Yırtmak. Pençeli. Çekmek (zorlukla). Pençe atmak. Kapışmak. Tırmalanmış.
Claw : Pençe atmak. Sağım pençesi. Tırnaklamak. El uzatmak. Eklem bacaklı hayvanlarda, birinci yürüme bacağının ucunda bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç biçimi bir yapı. Makas. Tırnak. Alıcı ve göstericide filmin aralı devinimine bağlı olarak çalışan, filmdeki deliklere girerek ya filmin pencere önünde düzgün durmasını ya da aralı devinim düzeneğine bağlı olarak bir resim boyu ilerlemesini sağlayan madenden çıkıntılar. (buna göre tutucu ve yürütücü tırnak çeşitleri vardır.). Pençe vurmak. Çekmek (zorlukla).
Discomfiting : Mosmor etmek (argo terim). Mağlup etmek. Yenmek. Mosmor etmek. Şaşırtmak. Bozum etmek. Sinir etmek. Bozmak.
Angers : Hiddetlendirmek. Hiddet. Sinir. Kızgınlık. Öfkelendirmek. Fitil vermek. Darıltmak. Kızdırmak. Öfke.
Jar on synonyms : lacerate, clawing, bugger, discomfit, scrabbled, irritate, scrambles, irritates, acerbate, angering, aggravate, aggravates, scrabble, annoy, buggering, acerbated, acerbates, claws, anger, maul, acerbating.

Bu kısımda Jar on kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jar on ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jar on anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jar on ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.