Jealous türkçesi Jealous nedir

Jealous ile ilgili cümleler

English: Ali got jealous when he saw Mary talking to a handsome guy.
Turkish: Ali Mary'yi yakışıklı bir adamla konuşurken gördüğünde kıskandı.

English: Are you jealous of him?
Turkish: Onu kıskanıyor musun?

English: Ali is very jealous of you.
Turkish: Ali seni çok kıskanıyor.

English: "Let him be jealous if he pleases!" "So what?"
Turkish: "İstediği kadar kıskansın!" "Ne olacak yani?"

English: Are you jealous of me?
Turkish: Beni kıskanıyor musun?

Jealous ingilizcede ne demek, Jealous nerede nasıl kullanılır?

Jealous god : Yahudilerin başka tanrılar veya idollere tapmasını yasaklayan eski ahit tanrısı. Kıskanç tanrı.

Jealous guy : Rekabete tahammülü olmayan erkek. Kendisine ait saydığı şeyleri koruyan erkek. Kıskanç adam.

Jealous husband : Kıskanç koca. Karısından şüphelenen ve sahip çıkan erkek (özellikle karısının diğer erkeklere olan etkileşimleri ile ilgili olarak).

Jealous of : Düşkün. Üzerine titreyen. Titiz. -i kıskanan.

Jealous wife : Kıskanç kadın. Kocasından şüphelenen ve sahip çıkan kadın (özellikle kocasının diğer kadınlarla olan etkileşimleri ile ilgili olarak).

Jealousness : Zoruna gitme. Aç gözlülük. Hoşgörüsüzlük. Haset. Kıskanma durumu. Uyanıklık. Kıskançlık. İmrenme. Gayretli olma.

 

Was jealous of : -den kıskandı.

Jealously : Hoşgörüsüz bir şekilde. Kıskançlıkla. Gayretli bir şekilde. Kıskanarak. İstemeyerek. Açıkgöz bir şekilde. Hırsla.

Be jealous of : Kıskançlık yapmak. Hasetlenmek. -e aşırı gıpta etmek. Kıskanmak. Çekememek. -i kıskanmak. Başka birine ait olan bir şeyi çok arzulamak.

Jealousies : Kıskançlık. Haset. Hasetçilik. Çekememezlik. Özen. Günü.

İngilizce Jealous Türkçe anlamı, Jealous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jealous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advertent : İtinalı. Düşünceli. Dikkat eden. Dikkatli.

Delicate : Kırılgan. Tetik. Nazlı. Kibar. İnce (iş). İnce. Leziz. Hassas. Lezzetli.

Droopy : Eğik. Sarkık. Halsiz. Mahzun.

Captious : Boş. Yanıltıcı. Müşkülpesent. Kusur bulan. İnce eleyip sık dokuyan. Asılsız. Kılı kırk yaran. Zor beğenir. Tenkitçi.

Jealousy : Özen. Hasetçilik. Çekememezlik. Kıskançlık.

Punctilious : Fazla titiz. Törene düşkün. Dikkatli. Çöpatlamaz. Ayrıntılar ve resmiyette fazla titiz. Resmiyet meraklısı. Merasim meraklısı. Aşırı titiz.

Choosey : İnce eleyip sık dokuyan (ayrıca choosy). Müşkülpesent. Zor beğenen. Seçici.

Choosy : Zor beğenen. Müşkülpesent. Seçici. Güç beğenen. Kılı kırk yaran.

Devotees : Meraklı. Fanatik. Hayran. Sofu. Dindar.

Painstaking : İtina isteyen (iş). Özenen. İtinalı. Emek veren. Dikkatle yapan. İtina. Zahmet. Özen. Dikkatli.

Jealous synonyms : overjealous, grudge, devotee, daintiest, affected, devoted, jaundices, jealousness, discriminating, heedful, cleanliest, meticulous, demanding, yellow, elaborate, doting, down at heels, covetousness, envious, addicted, broken down, decayed, delicates, wishful, green eyed monster, grudgers, jealousies, intentive, distrustful, unassertive, trustless, assiduous, critical.

 

Jealous zıt anlamlı kelimeler, Jealous kelime anlamı

Undesirous : İstemeyen. İsteksiz.

Trustful : Herkese güvenen. Saf.

Jealous ingilizce tanımı, definition of Jealous

Jealous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Solicitous. Anxiously watchful. Zealous. Vigilant.