Jen türkçesi Jen nedir

  • Kadın ismi (jennifer veya jennie kısaltması).

Jen ile ilgili cümleler

English: If you hear from Jenny, could you tell her I would like to see her?
Turkish: Jenny'den haber alırsan, onu görmek istediğimi ona söyler misin?

English: Since Jenny had studied Japanese, she had no trouble in Japan.
Turkish: Jenny Japonca eğitimi aldığı için Japoncada sorun yaşamadı.

English: Having studied Japanese, Jenny had no trouble in Japan.
Turkish: Jenny Japonca çalıştığından Japonya'da zorluk çekmedi.

English: What do you want for Christmas, Jenny?
Turkish: Jenny, Noel için ne istiyorsun?

English: Florence Foster Jenkins was one of the greatest sopranos of the world.
Turkish: Florence Foster Jenkins dünyanın en büyük sopranolarından biriydi.

Jen ingilizcede ne demek, Jen nerede nasıl kullanılır?

Jena : Louisiana eyaletinde yerleşim yeri.

Jenin : Batı şeria'da arap kasabası.

Jenkin : Soyadı.

Jenkins : Minnesota eyaletinde şehir. Aşırı havalı ve kibirli insanlar için kullanılan bir lakap. Kentucky eyaletinde şehir.

Jenner : Edward jenner (1749-1823). William jenner (1815-1898). İngiliz hekim. Çiçek aşısının bulucusu. İngiliz doktor. Soyadı.

Jennings : Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Florida eyaletinde yerleşim yeri. Louisiana eyaletinde şehir. Missouri eyaletinde şehir. Kansas eyaletinde şehir. Soyadı.

 

Jennie : Soyadı. Kadın ismi.

Jenneting : Bir tür elma.

Jennifer : Kadın ismi.

Jennet : Küçük ispanyol atı. Ufak ispanya beygiri.

İngilizce Jen Türkçe anlamı, Jen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crew : İzci grubu. Sürü. Bir filmin çevrilişinde, bir televizyon izlencesinin hazırlanışında çalışan uygulamanların oluşturduğu birlik. Tayfa. Personel. Kitle. Eleman. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Takım. Ekip.

Hands : Elleme. Gemi mürettebatı. Topa isteyerek ya da istemeyerek elle dokunma. (kalecinin dışında bir oyuncunun topu elle tutması ya da topa elle dokunması ayaktopu kurallarınca yasaklanmış bir davranıştır ve ödek gerektirir.). İyelik. Sahip olma. Eller. El.

Sephardi : İspanyol portekiz veya kuzey afrika kökenli yahudi topluluğu üyesi. İspanyol portekiz veya kuzey afrika kökenli yahudi.

Israelite : Musevi. Yahudi. İsrailli.

Essene : Yaklaşık olarak m.ö. 200 ve milattan sonra 100 yıllarında ölü deniz'in kuzeyindeki bölgede yaşayan museviliğin riyazetçi cemaati üyesi.

Jewry : Musevi halk. Museviler. Yahudi mahallesi. Yahudi halk. Musevi halkı. Yahudi alemi. Yahudiler. Getto.

Manpower : İnsan gücü. İşçi sayısı. Adam. İnsan kuvveti. İşgücü. İktisat, madencilik alanlarında kullanılır. Personel. Bir işi yapabilecek toplam kişi sayısı veya harcanacak emek zaman miktarı. bk. işgücü. İş gücü. Emek.

Soul : Ruh. İçtenlik. Hissiyat. Can. Öz. Kök. Zencilerle ilgili. Soul. Maneviyat. Evrensel bir halk inanışına göre, tenden tam anlamıyla bağımsız olan ve ona can vererek yaşamını sağlayan; bireyden geçici bir süre için ayrıldığında bayılma, uyuma, düş görme, sayıklama ya da tutarık tutmasına, dönmemek üzere ayrıldığında ise ölümüne yol açan ölümsüz güç.

 

Workforce : İş gücü. Bir şirkette çalışan tüm insanlar grubu (ticaret). Çalışanlar. İşçiler. Bir ülkedeki tüm çalışanların toplam nüfusa oranı. İşgücü. Mevcut olan çalışanlar gücü.

Person : Kimse. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır. Kişilik. İnsan. Şahıs. Zat. Fert. Can. Kişi. Beden.

Jen synonyms : sephardic jew, conservative jew, hymie, orthodox jew, reform jew, work party, mortal, work force, hebrew, levite, someone, complement, sadducee, sheeny, individual, gang, ashkenazi, yid, zionist, personnel, somebody, shift, force, zealot, wandering jew, kike, pharisee, full complement, jewess.

Jen zıt anlamlı kelimeler, Jen kelime anlamı

Ordinal : Sıra sayı gösterimi 1. Sıra gösteren. Takımla ilgili. Sıralı. Sıra belirten. Takıma ait. Derece gösteren. Sıra. 2. Takıma ait (biyoloji terimi).