Manpower türkçesi Manpower nedir

  • Personel.
  • İktisat, madencilik alanlarında kullanılır.
  • Emek.
  • Bir işi yapabilecek toplam kişi sayısı veya harcanacak emek zaman miktarı. bk. işgücü.
  • İşçi sayısı.
  • İnsan gücü.
  • İnsan kuvveti.
  • İş gücü.
  • İnsan işgücü.
  • El emeği.
  • Adam.
  • İşgücü.

Manpower ile ilgili cümleler

English: Manpower was no problem.
Turkish: İnsan gücü, hiç sorun değildi.

Manpower ingilizcede ne demek, Manpower nerede nasıl kullanılır?

Manpower branch : İşgücü ve personel konuları ile alakalı genelkurmay birimi. İnsangücü bölümü.

Manpower deficit : İşgücü açığı.

Manpower planning : İnsan gücü planlaması. İşletmelerin insan kaynakları bölümünce, gelecek yıllardaki işgücü gereksiniminin nitelik ve niceliğini belirlemek amacıyla yapılan çalışmalar. iktisadi ve sosyal kalkınma için gerekli insan gücü kaynaklarının nitelik ve niceliğini belirlemek amacıyla yapılan çalışmalar.

Manpower resources : İnsan gücü kaynakları.

Manpower surplus : İşgücü fazlası.

Manpowers : El emeği. İş gücü. İşçi sayısı. İnsan işgücü. Adam. İnsan kuvveti. İşgücü. Emek. İnsan gücü. Personel.

İngilizce Manpower Türkçe anlamı, Manpower eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Manpower ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bean : Saksı (kafa). Baklagiller (leguminosae) familyasından, beyaz, pembe ya da mor çiçekli, meyveleri legümen tipte, taze ve kuru sebze olarak yenen, bir yıllık, otsu, tırmanıcı bir bitki. Çekirdek (kahve vb). Şekerfasulyesi. Kafa. Kelle. Metelik. Tane.

Gang : Çete. Avene. Arkadaş türkümü. Harekete geçmek. Posta. İş postası. Sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir maden yatağında filizle birlikte bulunan, çoğunlukla değersiz taş ya da mineral maddeleri. Kol. Grup.

Force : Bir cismin durgunluk ya da devinim durumunu değiştirebilen yönleçsel nitelikli etki. anlamdaş gürelik. Turfanda yetiştirmek. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Cebir. Yükseltmek (fiyat). Kuvvet. Baskı yapmak. Irzına geçmek. İcbar etmek. Mecbur etmek.

Bloke : Arkadaş. Herifçioğlu (argo terim). Herif.

Work : Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Çalışmak. Başarılı olmak. Mayalanmak. Sızdırmak (para). Görev. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. Koparmak (para). İş.

Hands : Gemi mürettebatı. Topa isteyerek ya da istemeyerek elle dokunma. (kalecinin dışında bir oyuncunun topu elle tutması ya da topa elle dokunması ayaktopu kurallarınca yasaklanmış bir davranıştır ve ödek gerektirir.). El. Sahip olma. Elleme. Eller. İyelik.

Bastard : Hıyar. Teres. Alçak. Fırlama. Yasa dışı. İt. Bayağı. Sahte. Piç (argo terim).

Task force : Çalışma kolu. Görev gücü. Özel görev timi. Özel birlik. Özel görev grubu. Geçici bir süre için işbirliği yapanlardan oluşan grup. İş ekibi. Görev kuvveti. Özel görev kuvveti.

 

Busters : Alem. Zorla açan kimse. Herif. Cümbüş.

Bird : Manita. Kadın. Kişi. İnsan. Uzay gemisi. Kuş. Uydu. Roket.

Manpower synonyms : work party, liveware, staff member, main power, bozos, labor, bods, manual labour, staffer, personnel, elbow grease, man power, workforce, bod, buster, hand work, labor force, pains, bimbo, cookie, labours, manual labor, bozo, buckaroos, men, workman, blokes, crewing, staff, crew, agents of production, workforces, buckaroo.