İş gücü nedir, İş gücü ne demek
- Bir insanın yararlı şeyler üretmek için harekete geçirmek zorunda olduğu fiziksel ve düşünsel yetilerinin tümü

- Etkin nüfus içinde yer alan, cari ücret düzeyinde ve çalışma koşullarında çalışanlarla işsizlerin toplamı.
Bilimsel terim anlamı:
Ekonomik çalışmalar alanlarına ilişkin insangücü gereksemelerini karşılayan kaynak.
Bir ülkede yaşayan kişilerden üretime katılan, üretimde bulunanlardan sağlanan güç.
İngilizce'de İş gücü ne demek? İş gücü ingilizcesi nedir?:
working power
İş gücü anlamı, kısaca tanımı:
İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).
Yararlı : Yarar sağlayan, yararı olan, yarayışlı, faydalı, nafi, avantajlı.
Üretmek : Aynı türden canlıları çoğaltmak. Oluşturmak, yaratmak, meydana getirmek. Ekonomik bir etkinlik sonucu ürün elde etmek.
Hareket : Deprem. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Davranış, tutum. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Yola çıkma.
Geçirmek : Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Birine kötü söz söylemek. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Vurmak. Etmek, yapmak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Zaman harcamak. Hastalık bulaştırmak. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Giymek, giyinmek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak.
Fiziksel : Genel olarak doğaya, maddeye, nesnelere ilişkin olan, fiziki. Fizikle ilgili olan.
Düşünsel : Düşünce ile ilgili, düşünce sonucu ortaya çıkan, düşünceye dayanan, fikrî.
İş gücü ile ilgili Cümleler
- Yeterli iş gücü olmayan bir ülke kendi kendine yeterli olamaz.
- Şirket kâr payını arttırmak için ucuz iş gücü kullanıyor.
- Bu makine bize bir sürü iş gücü kazandırır.
- Sermaye, toprak ve iş gücü üretiminin üç ana faktörüdür.
Diğer dillerde İş gücü anlamı nedir?
Almanca'da İş gücü : die Arbeitskraft

Bu kısımda İş gücü nedir? İş gücü ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İş gücü tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İş gücü hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.