Jeopardizes türkçesi Jeopardizes nedir
- Birini tehlikeye atmak.
- Tehlikeye atmak.
- Riske atmak.
- Tehlikeye koymak.
- Tehlike yaratmak.
- Tehlikeye sokmak.
Jeopardizes ingilizcede ne demek, Jeopardizes nerede nasıl kullanılır?
Jeopardize : Riske atmak. Birini tehlikeye atmak. Tehlike yaratmak. Tehlikeye sokmak. Tehlikeye koymak. Tehlikeye atmak.
Jeopardized : Tehlikeye sokulmuş. Tehlikeye girmiş. Riske atılmış. Tehlikeli durumda bırakılmış. Riskli durumda olan (ayrıca jeopardised). Tehlikeye atılmış.
Jeopardizing : Tehlikeli durumda bırakma. Riske atma. Tehlikeye atma. Tehlikeye sokma.
Jeopardied : Riske atılmış.
Jeopardies : Riziko. Riskler. Tehlike. Risk.
Jeopard : Riske atmak.
Jeopardised : Riskli durumda olan (ayrıca jeopardized). Tehlikeli durumda bırakılmış. Tehlikeye sokulmuş. Tehlikeye atılmış. Riske atılmış. Tehlikeye girmiş.
Be in jeopardy : Tehlikede olmak. Risk altında olmak.
Jeopardise : Tehlikeli duruma sokmak. Tehlikeli durumda bırakmak. Tehlike yaratmak. Tehlikeye sokmak. Riske atmak. Birini tehlikeye atmak. Tehlikeye koymak. -in emniyetini veya güvenliğini tehlikeye atmak. -in başarısını tehlikeye atmak (ayrıca jeopardize). Tehlikeye atmak.
Jeoparding : Riske atma.
İngilizce Jeopardizes Türkçe anlamı, Jeopardizes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jeopardizes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Adventuring : Tehlikeli iş. Macera. Risk. Avantür. Serüven. Yeltenmek. Vurgunculuk. Sefer. Atılmak.
Adventures : Yeltenmek. Atılmak.
Gambling : Bitirim yeri. Kumarcı. Kumar oynamak. Spekülasyon yapmak. Kumar. Kumar oynayan. Kumar oynama.
Lay on the line : Riske girmek. Riske sokmak. Para bağlanmak. Riske atılmak.
Endangers : Zarar vermek. Tehlikeye düşürmek. Tehlike etkisinde bırakmak. Kayıp vermek. (kendisini veya) başkasını tehlike ile karşı karşıya bırakmak. Tehlike oluşturmak.
Menace : Tehdit. Gözdağı vermek. Tehdit eden şey. Korku. Gözdağı. Tehlike. Haylaz çocuk. Tehdit etmek. Çok yaramaz çocuk. Başbelası.
Exist : Geçinmek. Var olmak. Kalmak. Bulunmak. Hayatta olmak. Meri olmak. Kaim olmak. Olmak. Yaşamak. Mevcut olmak.
Be : Anlamına gelmek. Var olmak. -dı. Durmak. Bulunmak. -dır. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Olmak. Mal olmak. -di.
Venture : Göze almak. -e cüret etmek. Macera. Tehlikeli iş. Girişim. Cesaret edip girişmek. Riske etmek. Şans işi. Tehlikeli girişim. Cüret etmek.
Jeopardizes synonyms : put on the line, jeopard, jeopardises, endanger, gambled, peril, imperil, stake, gambles, risk, hazarded, adventured, hazard, imperils, threaten, jeopardize, hazarding, imperiling, have a stake in, adventure, gamble, compromise, compromising, compromises, jeopardising, jeopardise.

Bu kısımda Jeopardizes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jeopardizes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jeopardizes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jeopardizes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.