Jiminy türkçesi Jiminy nedir

  • Kibar şaşkınlık nidası.
  • Heyecan haykırışı.

Jiminy ingilizcede ne demek, Jiminy nerede nasıl kullanılır?

Jim carrey : Kanada doğumlu amerikalı sinema oyuncusu. James eugene carrey (1962 doğumlu).

Jim crow : İki taraflı planya tezgahı. Bükme tezgahı. Zenci düşmanı. Ray kıvıracı. Zencilerin beyazlarla aynı etkinliklere katılmasını önleyen engel. Zenci (hakaret). Ray bükme tertibatı. Irkçı.

Jim crow car : Zenci vagonu.

Jim crow law : Jim crow yasası. Afroamerikalılara karşı yapılan yasal ırk ayrımı.

Jim dandy : Zevkli bir şey. Hoş bir şey.

Jimmie : Erkek ismi. Ender rastlanan kadın ismi.

Jim : Erkek ismi (james isminin bir şekli).

Jimjams : Gerginlik (argo terim). Endişe. Sinirlilik. Pijama. Stres.

Diamond jim brady : Girişimci ve hayırsever. James buchanan brady. Amerikalı işadamı. James diamond jim brady (1856-1917).

Jimmies : Açmak. Ufak levye ile açmak (hırsızların kullandığı). Dondurmanın üzerine koymak için kullanılan küçük çikolata veya şekerleme parçacıkları. Levye ile açmak. Zorlamak. Ufak levye (hırsızların kullandığı). Penis. Levye. Serpinti. Maymuncuk.

İngilizce Jiminy Türkçe anlamı, Jiminy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jiminy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Future : İlerideki. Yarın. Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım… bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalı’ya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zaman’dır. bk. bildirme kipleri. Vadeli. Gelecekte olacak şey. İleriki. Gelecek zaman kipi. İleri. Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi.

Approach : Varmak. Yaklaşmak. Koyulmak. Yaklaşma. Çok benzemek. Ele almak. Toplumbilim yönteminde toplumsal yapının biçimlenişi ve öğeler arasındaki ilişkilere bakış biçimleriyle birbirinden ayrılan ana doğrultulardan her biri. Temasta bulunmak. Ulaşmak. Yanaşmak.

Refined : Rafine. Zarif. Kibar. Tasfiye edilmiş. Arıtılmış. İnce.

Tardiness : Geç kalma. Gecikme. Ağırlık. Rötar. İşe geç kalma. Yavaşlık. Çekince.

Earliness : Erkencilik. Erkenlik. Erken olma durumu. Erkenlilik. Erken olma. Ürünlerden erken hasat alma.

 

Timeliness : Zamanında olma. Yerindelik. Zamanlama. Uygunluk. Dakiklik. Zaman ulaştırmalı. Güncellik. Aktüellik. Vakitlilik. Zamana riayet.

Early : Erkenden. Erken. İlk. Eski. İlk zamanlarında. Önceki. -in başlarında.

Present : Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Armağan. Bugünkü. Halihazır. Hediye. Şimdiki zaman. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Mevcut. Adamla getirtme. Temsil etmek.

Untimeliness : Zamansız oluş. Yersiz oluş. Vakitsizlik.

Coming : Yaklaşma. Önümüzdeki. Gelen. Gelecek (ay, yıl). Gelme. İlerleyen. Varış. Yaklaşan. Geliş. Zuhur.

Jiminy synonyms : pastness, temporal order, nowness, temporal arrangement, punctuality, simultaneousness, spark advance, approaching, seasonableness, past, prim, lateness, lead, preceding, simultaneity, unseasonableness, succeeding, dainty, futurity, mincing, late, promptness, middle, twee, presentness.

Jiminy zıt anlamlı kelimeler, Jiminy kelime anlamı

Punctuality : Dakiklik.

Late : Geç kalan. Geç. Rahmetli. Tehirli. Merhum. Son zamanlarda olan. Gecikmiş. Geçen. Ölü. Son.

Lateness : Gecikme. Geç kalma. Tehir. Geç olma.

Jiminy antonyms : pastness, tardiness, timeliness, preceding, unseasonableness, futurity, untimeliness, early, middle, future, succeeding, past, earliness, seasonableness, presentness, present, unrefined.