Jobless türkçesi Jobless nedir

Jobless ile ilgili cümleler

English: The number of jobless is at an all time high.
Turkish: İşsiz sayısı tüm zamanların en yükseğindedir.

Jobless ingilizcede ne demek, Jobless nerede nasıl kullanılır?

Jobless growth : İşlendirme yaratmayan büyüme. Bir ekonomide büyüme olmasına karşın teknolojik gelişme, üretim tekniğinde sermaye lehine değişme veya ulusal paranın aşırı değerlenmesi sonucu yerli üretimin daralması gibi nedenlerle işsizlik oranının azalmaması veya işlendirme oranında yeterli artışın olmaması, diğer bir deyişle durgunluktan çıkan bir ekonominin toparlanma ve genişleme sürecinde güçlü bir işlendirme artışı yaratmaması.

Jobless person : İşsiz.

Jobless rate : İşsizlik oranı. İşsiz insanlar oranı.

Jobless recovery : Bir ekonomide büyüme olmasına karşın teknolojik gelişme, üretim tekniğinde sermaye lehine değişme veya ulusal paranın aşırı değerlenmesi sonucu yerli üretimin daralması gibi nedenlerle işsizlik oranının azalmaması veya işlendirme oranında yeterli artışın olmaması, diğer bir deyişle durgunluktan çıkan bir ekonominin toparlanma ve genişleme sürecinde güçlü bir işlendirme artışı yaratmaması. İşlendirme yaratmayan büyüme.

The jobless : İşsiz.

Job advertisement : İş ilanı.

 

Job allocation : İş paylaştırma. İş dağılımı.

Job application : İş başvurusu. İş başvuru formu. Bir iş pozisyonuna başvurmak için doldurulan form.

Job candidate : İş adayı.

Joblessness : İşsizlik. İşsiz olma durumu.

İngilizce Jobless Türkçe anlamı, Jobless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jobless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nonemployed : Görevde bulunmayan. Çalışmayan.

Runabout : Tek kişilik otomobil. Küçük araba. İki kişilik araba. Bot. Küçük otomobil. Küçük motorlu tekne. Aylak.

Runabouts : Küçük motorlu tekne. İki kişilik araba. Küçük araba. Tek kişilik otomobil. Bot. Küçük otomobil. Aylak.

Otiose : Atıl. Yararsız. Tembellik yapan. Boşuna. Gereksiz. Verimsiz. İşe yaramaz. Faydasız. Boş.

Floater : Flatör. Yüzen. Sağlam hisse senedi. Kurucu. Abonman sigortası. Hata. Aylak. Aptallık. Sürekli iş değiştiren kimse.

Unemployed : Aylak. Kullanılmayan. Cari ücret düzeyinde çalışma istek ve yeteneğine sahip olmasına rağmen iş bulamayan kişi. Açıkta. Atıl. İşsizler. Boşta. Boş.

Idlers : Aylak. Kaldırım mühendisi. Ara çarkı. Makara. Tembel.

Swagman : Ayyaş. Boş gezenin boş kalfası. Avare. Aylak. Serseri.

Loafer : Serseri. Boş gezenin boş kalfası. Kaldırım mühendisi. Mokasen. Aylaklık eden kimse. Hiçbir iş yapmayıp sürekli televizyon izleyen tip. Makosen ayakkabı. Aylak. Mokasen ayakkabı.

Jobless synonyms : jobless person, swaggie, idler, loafers, idle, off the job, at liberty, out of work.

Jobless zıt anlamlı kelimeler, Jobless kelime anlamı

Employed : Çalışan (kimse). İş sahibi. İşi olan. Çalışan. Kullanılmış. İşe alınan. Meşgul.