Jogged türkçesi Jogged nedir

Jogged ile ilgili cümleler

English: Kimura jogged in the park every day.
Turkish: Kimura, her gün parkta koştu.

English: As usual, he got up early in the morning and jogged.
Turkish: Her zamanki gibi sabah erkenden kalkıp koştu.

Jogged ingilizcede ne demek, Jogged nerede nasıl kullanılır?

Jogger : Koşucu. Jogging yapan.

Joggers : Jogging yapan. Koşucu.

Joggers example : Joggers örneği.

Jogging : Tempolu ve yavaş koşu. Koşu. Yavaş koşu. Yavaşça gerçekleştiriliyor. Hafif koşu. Tempolu ve yavaş koşma. Tempolu koşu. Yavaş koşma.

Jogging suit : Koşu giysisi.

Jog on : İşi monotonca götürmek. Suya sabuna dokunmadan yol almak. Aynı tempoda ilerlemek.

Joggles : Hafifçe sarsılmak. Geçme parçası. Hafifçe sallanmak. Yavaşça sallamak. Sallamak. Diş yapmak. Birleştirmek. Hafifçe sallamak. Hafifçe sarsmak. Geçme ile tutturmak.

Jogs : Yavaş tempoda koşmak. Hafifçe itmek. Jogging yapmak. Dürtmek. İtmek. Yavaş koşmak. Canlandırmak. Ağır ağır koşmak. Koşmak (tempolu). Aynı tempoda ilerlemek.

Joggling : Hafifçe sallama. Sallamak. Hafifçe sarsmak. Diş yapmak.

Jog : Sarsma. Dürtmek. Ağır aksak ilerlemek. Koşmak (tempolu). Hafifçe itmek. İtmek. Ağır ağır koşmak. Sallamak. Hafifçe vurma. Yavaş koşmak.

 

İngilizce Jogged Türkçe anlamı, Jogged eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jogged ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tough : Abanoz gibi. Baş belası. Kabadayı. Sert (kösele vb). Çetin. Sert. Güçlü. Dayanıklı. Sağlam. Zor.

Dangles : Asılıp sallanmak. Sarkıtmak. Asılmak. Sarkma. Sallanmak. Asılı durup sallanmak. Sarkmak. Asıp sallamak. Asılı tutmak.

Flirt : Fırlanmak. Cilve yapmak (kadın erkeğe). Fırlatmak. Çıkmak. Sallanmak. Flört. Fırlamak. Kur yapmak. Flört etmek.

Brighten : Aydınlatmak. Aklamak. Canlılık vermek (bir yere). Aydınlık olmak. Canlanmak. Parlamak. Yüzünde mutlu bir ifade belirmek. Neşelendirmek. Mutlu olmak.

Jog : İtme. Yavaş yavaş koşmak. Hafifçe itmek. Yavaş koşmak. Ağır aksak ilerlemek. Sarsma.

Afflicting : Üzmek. Istırap vermek. Kaygı vermek. Başına bela olmak. Sıkıntı vermek. Eziyet etmek. Acı vermek.

Arouses : Kaldırmak. Canlanmak. Uyuyan devi uyandırmak. Uyandırmak. Ayaklandırmak. Harekete geçirmek. Uyanmak. Hayat bulmak.

Ginger : Kışkırtmak. Canlılık. Zencefil. Kızılımsı sarı renk. Zencefil katmak. Dürtü. Taba rengi. Kızıl renk. Çaba. Kızıl.

Jog along : Yavaşça ilerlemek. Durağan süreç. Yaşa tempoda koşmak.

Dig : Kazı. Yemeğe girişmek. Araştırmak. Kazmak. Kazı yeri. Hafriyat yapmak. Taş. İğneleme. Tutmak. Beğenmek.

Jogged synonyms : sturdy, pertinacious, agitating, appals, flaps, brandished, gingers, arouse, boosts, gingered, strength, dig into, jogs, appall, foil, gingering up, bob, goads, buffet, agitate, robust, heft, braced, dangle, brandish, fling, unregenerate, agitates, brandishes, hustle, unyielding, strong, hefting.

 

Jogged zıt anlamlı kelimeler, Jogged kelime anlamı

Tender : Fiyat teklifi. (resmi) teklif etmek. Kolay incinir. Sunmak. Ödemek üzere para vermek. Teklif etmek. Gevrek. Arz etmek. Toy. Körpe.

Weakness : Dayanıksızlık. Zayıf taraf. Zaaf. Halsizlik. Zayıflık. İnginlik. Hasta oluş. Güçsüzlük. Cansızlık. Sönüklük.

Weak : Aciz. Takatsiz. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yetersiz. Güçsüz. Yavan. Hastalıklı. İradesiz. Sertliği az olan, karanlık bölümleriyle aydınlık bölümleri arasında kesin ayırım bulunmayan (görüntü). Hafif.

Jogged antonyms : delicate, frail, docile.