Joint holders türkçesi Joint holders nedir

  • Bina.
  • Ortak mal sahibi.
  • Arazi veya bir ortaklığa sahip olan birkaç vekil.
  • Müşterek hamil.

Joint holders ingilizcede ne demek, Joint holders nerede nasıl kullanılır?

Joint : Ortak. Birleşme yeri. Müşterek. Birlikte. Ortaklaşa. Birleşmiş. Birleştirmek. Çatlak. Kırılmış bir kayacın parçaları arasında, gözle görülebilecek derecede bir ayrılma ya da kayma devimi göstermeyen kırık. Eklemek.

Holders : Elinde bulunduran kimse. Kulp. Sahip. Tutan şey. Kap. Duy. Aktif sahipleri. Tutacak. Hamil. Sevke tabi personel.

Joint account : Tecimsel bir ortaklığın başka bir ortaklık üzerindeki üçüncü ortaklığa ilişkin sayışımı. Ortak hesap (bankada). Toplu sayışım. Ortak hesap. Müşterek hesap. Üzerinizdeki sayışımlar. Karı ve dokuncası saptanan bir oranla dağıtılmak üzere, bankanın bir tecimci ile giriştiği tecimsel işlem için açılan özel sayışım. Müşterek banka hesabı. Bir çok yatırımcılar adına açılan ve ancak aralarından seçilen yetkili bir tek kişinin para çekebilmesini olumlu kılan sayışım.

Joint action : Ortak eylem. Müştereken ikame edilen olunan dava. İnsanların birbiriyle bağlantı içindeki davranışları. Müştereken ikame takip olunan dava. Birleşik eylem.

Joint adventure : Ortaklık. Ortak girişimi. Birden fazla işletme tarafından bir üretim için birlikte çalışılması. Müşterek teşebbüs. Ortak girişim.

 

Joint agreement : Müşterek anlaşma. Toplu sözleşme. Ortak sözleşme. Müşterek sözleşme. İki ya da daha çok işveren ile iki ya da daha çok işçi sendikası, bir işverenle iki ve daha fazla işçi sendikası, iki ve daha çok işverenle bir işçi sendikası arasında imzalanan toplu sözleşme.

İngilizce Joint holders Türkçe anlamı, Joint holders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Joint holders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bldg : Building (bina). Mabet. Yapı.

Construction : Yapı. Tümce kuruluşu. Konstrüksiyon. Çatma. Sap ve gövde birleştirme yöntemlerinden her biri. Kuruluş. Kurma. Yapım. İnşaat. Geçme.

Edifices : Anıtsal önemde bina. Gösterişli yapı. Büyük bina. Büyük ve gösterişli bina. Mersus. Büyük yapı. Mabet. Yapı. Büyük.

Building : Yapı. İnşa etme. İnşaat. Apartman. Dikili. Duvarlar ya da sütunlar üstüne oturtulmuş bir çatısı bulunan, insanların, hayvanların ve malların barınması ya da başka gereksinmeleri karşılamaları amacıyla yapılmış; bir yapıtasarcılık ürünü. İnşa. Kurma. Bir yapının yapılması eylemi.

Warks : İş. İngiltere'de bir ilçe.

Edifice : Büyük ve gösterişli bina. Mabet. Yapı. Büyük yapı. Mersus. Anıtsal önemde bina. Büyük. Gösterişli yapı. Büyük bina.

Joint owner : Müşterek malik. Hissedar. Paylı malik. Müşterek sahiplik. Paydaş.

Facilities : Hizmet araçları. Tesis. İmkan. Kolaylıklar. İmkanlar. Tesisler. Vasıta. Sosyal tesisler. Olanaklar.

Door : Ev. Kapı. Koruyucu kapı. Karter kapaklarından herhangi biri. Giriş. Kapak. Eşik.

Joint holders synonyms : colessor, erection, erections, structure, wark, bdg.