Jointed spider türkçesi Jointed spider nedir

  • Eklemli örümcek.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Solpugidae ailesinin herhangi bir üyesi.

Jointed spider ingilizcede ne demek, Jointed spider nerede nasıl kullanılır?

Jointed : Oynak eklemli. Fisürlü. Eklemli. Mafsallı. Birleşik. Birleştirilmiş. Çatlak. Çatlaklı. Derzli.

Spider : Örümcek. Muylu blok. Ayaklı sehpa. Fayton. Araneae takımında bulunan, vücudu sekiz bacağın bulunduğu başlı göğüs ve karın olmak üzere iki bölümden oluşan, kimileri zehirli venomlara sahip arahnidlerden herhangi biri. Zarif. İstavroz dişlisi. Sacayağı. Ayaklı tava.

Jointed spiders : Isırıcı, irkiltici ve hastalık taşıyıcı özellikleri bildirilen, yine de pek önemli sayılmayan örümceğimsiler takımı; poylar. Böğler. Eklem bacaklılar (arthropoda) dalının, gerçek eklem bacaklılar (euarthropoda) alt dalının, örümceğimsiler (arachnoidea) sınıfından, çok sayıda uzun tüyleri olan, 8-60 mm uzunluğunda, duygu ayakları (pedipalpus) çok ince ve uzun olan, çöl ve steplerde yaşayan, ısıran fakat zehirli olmayan, gece hayvanları takımı. böğ (galeodes) iyi bilinen cinsidir.

Jointed doll : Eklemleri hareketli oyuncak bebek.

Banana spider : Isırığı ciddi ancak öldürücü olmayan oldukça acı verici, genellikle tropik meyve yığınları, özellikle de muz yığınlarında bulunan, bazen de muz yüklü gemilerde yaşayan büyük bir örümcek, heteropoda venatoria. Muz örümceği.

 

Bird spider : Yerörümceği. Kuş örümceği. Tropik ve subtropik bölgelerde yaşayan orthognatha alt takımında ve theraphosidae ailesinde bulunan, bazen tarantulalarla karıştırılan 5 cm kadar uzunlukta, tüylü ve bazen avladıkları kuşlarla beslenen bir örümcek türü, theraphosidae.

İngilizce Jointed spider Türkçe anlamı, Jointed spider eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jointed spider ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Abdomen. Batın. Karın. Böcek gövdesinin alt kısım.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abattoir : Mezbaha. Salhane. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

 

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Abaksiyal.

Jointed spider synonyms : abdominal pain, abamectin, a c deformity, abdominal distention, a amplitude mod, a c syndrom.