Jolter türkçesi Jolter nedir
- Şok eden kimse veya şey.
- Çalkalayıcı.
- Sarsan kimse veya şey.
- Ani harekete neden olan kimse veya şey.
Jolter ingilizcede ne demek, Jolter nerede nasıl kullanılır?
Jolters : Çalkalayıcı. Ani harekete neden olan kimse veya şey. Sarsan kimse veya şey. Şok eden kimse veya şey.
Jolted : Sarsmak. Hırpalamak. Sarsıntılı gitmek. Şaşırtmak. Sarsılmış. Dürtmek. Sarsılmak. Sallamak.
Jolt ramming : Takalama.
Jolt : Sarsılmak. Sarsmak. Sarsıntılı gitmek. Şoke etmek. Dürtmek. Hırpalamak. Şaşırtmak. Şoke olmak. Şok. Sallamak.
Joltily : Sarsıntılı bir şekilde.
Jolting : Sarsılma. Sarsma. Sarsıla sarsıla gitme.
Joltiness : Sinirli olma. Uyumsuz olma durumu. Düzensizlik.
Jolts : Hırpalamak. Şoke olmak. Dürtmek. Sarsılmak. Şoke etmek. Sarsıntılı gitmek. Sallanma. Sarsmak. Şaşırtmak. Sallamak.
Jolty : Titrek. Düzensiz. Sarsıntılı. Sallanan.
Jollier : Hoş. Neşeli. Su katılmamış. Kandırmak. Neşelendirmek. Takılmak. Çakırkeyif. Neşe verici. Fazlasıyla. İkna etmek.
İngilizce Jolter Türkçe anlamı, Jolter eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jolter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Encourage : Özendirmek. Cesaretlendirmek. Yüreklendirmek. Desteklemek. Gayretlendirmek. Cesaret vermek. Takviye etmek. Teşvik etmek. Korumak.
Shaker : Kokteyl karıştırma kabı. Tuzluk. Kalbur. Hazırlanan deney tüplerinin bir süre için belli bir hızda çalkalanmasını sağlayan cihaz. Amerika'da bir tarikatın üyesi. Çalkalama kabı. Biberlik. Karıştırıcı.
Cigarette holder : Sigara ağızlığı. Emzik. Ağızlık.
Stirrers : Hareket ettirici. Karıştırıcı. Karıştırma odası. Harç makinası.
Candle holder : Mumluk. Şamdan.
Stirrer : Hareket ettirici. Karıştırma odası. Özdekleri birbirine karıştıran araç. Harç makinası. Karıştırıcı.
Zarf : Orta doğu'da sıcak kahve bardağının altına konulan metal altlık. Bira veya sıcak kahve bardağını koymak için kullanılan süslemeli bardak şeklinde metal altlık.
Promote : Önayak olmak. Tanıtımını yapmak. Katkıda bulunmak. Organize etmek. Sınıf geçirmek. Teşvik etmek. Desteklemek (pol.). Desteklemek. Gelişmesine yardımcı olmak.
Keyboard : Tuş. Org. Klavye. Bir yazı makinesinin, uzakyazıcının, gösterici ucun ya da delgi makinesi gibi bir veri giriş donanımının; işletmen ya da kullanıcının parmaklarıyla dokunaklara basarak verileri damga damga belirtebileceği biçimde düzenlenmiş yeterli sayıda anahtardan oluşan kesimi. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Klavye ile bilgisayara aktarmak. Tuşlar dizisi. Bilgisayara veri girmek. Tuş takımı.
Jolter synonyms : holding device, jolters, further, rowlock, oarlock, tholepin, peg, pin, thole, advance, candlestick, boost.
Jolter zıt anlamlı kelimeler, Jolter kelime anlamı
Decelerate : Yavaşlatmak. Yavaşlamak. Hız kesmek. Hızı azalmak. Hız azaltmak.
Dissimilate : Farklılaştırmak. Bir kelimede birbiriyle ilgili iki sesi atlamak (sesbilim). Farklılaşmak. Farklı yapmak. Farklı olmak. Farklı sesler çıkarmak.
Focus : Bir çekide toplamak. Odaklama. Odağa getirmek. Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta. İlgi merkezi. Bilgisayar, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Mihrak. Mercek ve aynalarda koşut ışık demetinin toplandığı nokta. Seçikleştirmek amacıyla görüntüyü odak noktasına düşürmek için alıcı merceğinde yapılan düzeltme. Depremin yer içinde başladığı nokta.
Jolter antonyms : orientalise, denationalise, odourise, deconcentrate, de iodinate, demulsify, de ionate, detransitivize, personalise, occidentalise, complicate, tire, brighten, destabilize, better, wet, odorize, nationalize, transitivize, demythologize, stabilise, awaken, cool, stiffen, stabilize, depersonalise, assimilate, decrease, centralize, activate, deoxidise, desensitize, accelerate, decontaminate, occidentalize, worsen, orientalize, increase, beautify, decentralise, dirty, dehydrogenate, hydrogenate, personalize, clarify, emulsify, concentrate, magnetise, dry, deoxidize, qualify, invalidate, dehumanize, inactivate, sensitize, sharpen, sensitise, strengthen, scramble, inflate, empty, decentralize, enable, demilitarise, heat, dull, darken, demilitarize, discolor, thin, centralise, clutter, magnetize, naturalize, loosen, rejuvenate, destabilise, depersonalize, nationalise, cause to sleep, denationalize, unstring, weaken, demagnetise, fill, quieten, begin, clean, deflate, simplify, wrong, disable, discharge, validate, tune, denazify, demagnetize, denaturalize, unscramble, mythologize, order, disjoin.
Jolter ingilizce tanımı, definition of Jolter
Jolter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, jolts.

Bu kısımda Jolter kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jolter ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jolter anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jolter ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.