Tuzluk nedir, Tuzluk ne demek

  • İçine tuz konulan kap.
  • Otlayan hayvanların tuz gereksinimini karşılamak üzere, öğütülmüş kaya tuzlarının, yağmurdan korunmasını ve hayvanların rahatça yararlanmasını sağlayan üstü kapalı yer.
  • Atlarda gözün üstündeki, insanlarda köprücük kemiğinin ardındaki çukur yer

Yerel Türkçe anlamı:

Ufak tefek eşya konulan kutu.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Taze peynir sertleştirme dolabı (-Maraş)

Tuzluk hakkında bilgiler

Tuzluk, içinde başta tuz olmak üzere, karabiber, pul biber gibi baharatların tutulması için yapılmış küçük kaplara verilen genel addır. Tuzlukların üst kısımlarında makul ölçüde tuz akıtabilecek delikler bulunur. Bu tip tuzluklar 19. yüzyılın ortalarında bulunmuştur. Çevrilerek açılabilen kapaklı tuzluklar 1858 yılında ilk kez John Mason tarafından yapılmıştır. Plastik, cam, melamin ve paslanmaz çelik gibi pek çok materyalden yapılabilirler.

Tuzluk ile ilgili Cümleler

  • Tuz tuzluktadır.
  • Masanın üzerinde zaten tabak, bıçak, çatal, kaşık ve bir tuzluk var; Tencereyi getirin.
  • O ilginç görünümlü bir tuzluk.
  • Tuzlukta tuz yok.
  • Tuzluk ve karabiberlik ters ayarlanmış.

Tuzluk tanımı, anlamı:

Çobantuzluğu : Sarıçalı.

Kadıntuzluğu : Sarıçalı.

Tuzlu : Tuzu olan. Yapılışında tuz bulunan, tuzu çok olan. Çok pahalı.

 

Tuzlukçu : Konya iline bağlı ilçelerden biri.

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.

Köprücük : Küçük köprü.

Çukur : Mezar. Çevresine göre aşağı çökmüş olan yer. Çene ve yanaktaki gamze.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.

Gereksinim : Eksikliği duyulan şey, ihtiyaç.

Karşılamak : Boksta karşı oyuncunun yumruklarını savmak. Karşılık olmak, denk gelmek, tekabül etmek. Önlemek, durdurmak. Masrafı ödemek. Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak. Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak, istikbal etmek.

Karabiber : Bu tanelerin kurutulup öğütülmesiyle yapılmış olan toz. Sevimli ve ufak tefek esmer güzeli. Bu bitkinin baharat olarak kullanılan kuru ve siyah tanesi. Karabibergillerin örnek bitkisi olan, zeytinsi, meyvelerin taneleri yuvarlak, yaprakları kalp biçiminde, tırmanıcı bir bitki (Piper nigrum).

Tuz : Kokusuz, suda eriyen, yiyecekleri korumada ve tatlandırmada kullanılan billursu madde. Bir asitteki hidrojenin yerini bir bazın almasıyla oluşan birleşim, sodyum klorür (NaCl).

 

Kap : Gövdeyi omuzların üstünden çepeçevre saracak biçimde yapılmış olan bir tür üst giysisi. İçi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne. Kap kacak. Türlü şeylerin taşınması veya saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb. Kapak, cilt. Kadınların giydiği kolsuz üstlük.

Tuzlukara : Kavrulmuş tuzlu nohut.

Diğer dillerde Tuzluk anlamı nedir?

İngilizce'de Tuzluk ne demek? : n. salt, caster, castor, shaker, salt cellar

Fransızca'da Tuzluk : salière [la]

Almanca'da Tuzluk : n. Salzfässchen, Salzstreuer

Rusça'da Tuzluk : n. солонка (F)