Juicy feeds türkçesi Juicy feeds nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Usareli yemler.
  • Öz sulu, etlimsi veya özlü-lapamsı yemler.
  • Gerektiğinde büyük ve küçükbaş hayvanların verim rasyonlarına bir miktar katılması tercih edilebilen çayır otları, kök yemler, silaj, posalar veya melas gibi sulu, taze yemler.
  • Öz sulu yemler.

Juicy feeds ingilizcede ne demek, Juicy feeds nerede nasıl kullanılır?

Juicy : İlginç. Çekici. Özlü. Cazip. Karlı. Sulu. Cıvık. Ağız sulandırıcı. Meraklı. Merak uyandırıcı.

Feeds : Beslemek. Sağlamak. Yemler. Yemek yemek. Besin sağlamak. Desteklemek. Beslenmek.

Semi juicy feeds : Yarı sulu yemler. Kedi ve köpeklerin et vb. yemlerinin suyu % 15-40’a indirilmek suretiyle muhafaza süresi artırılmış, mısır özü ve propilen glikol kullanıldığı için enerji değeri yüksek ve lezzetli yemler.

Juicy girl : Çekici kız. Güzel kız.

Juicy story : Sansasyonel hikaye.

Acid feeds : Asit yemler. Mikroorganizmaların üremesinin önüne geçilmesi ve sindirimin düzenli olmasının sağlanması amacıyla yemlere asit katılması, ph’nın düşürülmesi olayı.

İngilizce Juicy feeds Türkçe anlamı, Juicy feeds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Juicy feeds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

 

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

Abattoir : Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Mezbaha.

Abdomen : Karın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

 

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Juicy feeds synonyms : abdominal distention, abdominal fat necrosis, abaxial, abdominal palpation, a c deformity, abdominal ovariectomy.