Juicy türkçesi Juicy nedir

Juicy ile ilgili cümleler

English: The turkey was tender and juicy.
Turkish: Hindi yumuşak ve sulu.

English: This steak is very juicy.
Turkish: Bu biftek çok sulu.

Juicy ingilizcede ne demek, Juicy nerede nasıl kullanılır?

Juicy feeds : Gerektiğinde büyük ve küçükbaş hayvanların verim rasyonlarına bir miktar katılması tercih edilebilen çayır otları, kök yemler, silaj, posalar veya melas gibi sulu, taze yemler. Öz sulu yemler. Usareli yemler. Öz sulu, etlimsi veya özlü-lapamsı yemler.

Juicy girl : Çekici kız. Güzel kız.

Juicy story : Sansasyonel hikaye.

Semi juicy feeds : Kedi ve köpeklerin et vb. yemlerinin suyu % 15-40’a indirilmek suretiyle muhafaza süresi artırılmış, mısır özü ve propilen glikol kullanıldığı için enerji değeri yüksek ve lezzetli yemler. Yarı sulu yemler.

Juice : Su. Kuru. İçki. Meyve suyu. Enerji. Elektrik. Biyolojik dokulardan, su eklenerek veya eklenmeksizin, sıkma veya filtrasyonla elde edilebilen sulu kısım. özellikle şurup biçiminde hazırlanan preparatlara katılan, parçalanma ezilme ve sıkma işlemleriyle hazırlanmış, renkli ve güzel kokulu çeşitli meyve veya bitkilerin suları. Özsu. Öz su.

 

Juice heater : Şerbet ısıtıcı.

Juice extraction : Şerbet özütleme. Şerbet ekstraksiyonu.

Juice clarification : Şerbet tasfiyesi.

Juice extractor : Meyve sıkacağı. Sıkacak. Meyve ve sebzelerin suyunu çıkaran alet. Meyve suyu sıkacağı.

Juice flow : Şerbet akışı.

İngilizce Juicy Türkçe anlamı, Juicy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Juicy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fat : Besiye çekmek. Şişko. Semirtmek. Yağ asitlerinin karışık yapılı alkollerle meydana getirdiği esterler. Yağlı. Yağ. Tombul. Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik. Katı yağ.

Brothy : Çorba gibi. Et suyu çorbası gibi.

Amateurs : Amatör. Hevesli.

Briefest : Kısa ve öz. Kısa. Özet. En kısa.

Runnier : Akıcı. Akan.

Fatter : Yağlı. Daha şişman. Şişkin. Semiz. Kazançlı. Verimli. Besili. Dolgun. Kilolu. Şişman.

Bewitching : Büyüleyen. Büyüleyici. Büyüleme. Cazibeli.

Fastmoving : Akıcı. Sürükleyici. Süratli. Hızlı.

Attractants : Atraktant. Çekici (madde). Çeken madde. Çeken.

Advantageous : Faydalı. Hayırlı. İstifadeli. Üstün. Üstünlük sağlayan. Menfaatli. Avantajlı. Yararlı.

Juicy synonyms : addicted, allured, bugs, voluptuous, irriguous, becoming, maudlin, dilutes, saucy, canniest, juicier, alluring, fructuous, frivolous, cored, chamber, breakdown lorry, luscious, addicting, curious, hydrous, canny, catchy, beneficial, sauceboxes, cannier, attracting, buff, compendious, perter, aficionado, exotic, pert.

Juicy zıt anlamlı kelimeler, Juicy kelime anlamı

Unprofitable : Karsız. Yararsız. Verimsiz. Kazançsız.

Juicy antonyms : unsexy.

Juicy ingilizce tanımı, definition of Juicy

Juicy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A bounding with juice. Succulent.