Juke türkçesi Juke nedir
- (abd'nin güneydoğusunda) yol kenarındaki yemekli danslı mola yeri.
- Yanıltmak.
- Planlı yön değiştirme yaparak rakibi şaşırtmak (futbolda).
- Dans müziği çalmak.
- Zikzaklı hareket yapmak.
- Yanlış yola yönlendirmek.
- Yanıltma hareketi yapmak.
- Rakibi şaşırtmak.
- Yanlış yola götürmek.
- Aldatmak.
- Oyalayıcı taktik yapmak.
- Müzik kutusundan çalan müzik eşliğinde dans etmek.
- Feyk atmak.
Juke ile ilgili cümleler
English: As I entered the bar, I heard a sad song playing on the jukebox.
Turkish: Ben bara girdiğimde müzik kutusunda hüzünlü bir müzik çaldığını duydum.
English: Ali and Mary are sitting at a table over near the jukebox.
Turkish: Ali ve Mary Paralı müzik kutusunun yanında bir masada oturuyorlar.
English: There was a country song playing on the jukebox.
Turkish: Otomatik pikapta çalan bir ülke şarkısı vardı.
Juke ingilizcede ne demek, Juke nerede nasıl kullanılır?
Juke box : Madeni para koyarak ve düğmeye basarak çalınabilen kayıtlar koleksiyonu içeren makine. Müzik kutusu. Optik disk kutusu. Aygıt dizilme kutusu.
Juke house : (abd'nin güneydoğusunda) yol kenarındaki yemekli danslı mola yeri. Ucuz yol kenarı tavernası. Fuhuş yeri. Genelev.
Juke joint : Hızlı yiyecek servisi yapan ve genellikle içinde müzik kutusu olan küçük kafe veya lokanta. (abd'nin güneydoğusunda) yol kenarındaki yemekli danslı mola yeri.
Jukebox : Paralı müzik kutusu. Müzik kutusu. Para ile plak çalan otomatik pikap. Otomatik plakçalar. Pulla çalışan otomatik pikap. Otomatik gramofon. Parayla çalışan otomatik pikap.
Jukeboxes : Otomatik plakçalar. Müzik kutusu. Para ile plak çalan otomatik pikap. Paralı müzik kutusu. Otomatik gramofon. Parayla çalışan otomatik pikap.
Jukes : Dans müziği çalmak. Rakibi şaşırtmak. Yanıltma hareketi yapmak. Feyk atmak. Müzik kutusundan çalan müzik eşliğinde dans etmek. Yanıltmak. Planlı yön değiştirme yaparak rakibi şaşırtmak (futbolda). Yanlış yola yönlendirmek. (abd'nin güneydoğusunda) yol kenarındaki yemekli danslı mola yeri. Oyalayıcı taktik yapmak.
Seljuk : Selçuklu. Selçuk. Selçuklularla alakalı veya selçuklulara ait.
Seljuks : Selçuklular.
Juking : Müzik kutusundan çalan müzik eşliğinde dans etmek. Planlı yön değiştirme yaparak rakibi şaşırtmak (futbolda). Oyalayıcı taktik yapmak. Feyk atmak. Yanıltmak. Yanlış yola götürmek. Aldatmak. (abd'nin güneydoğusunda) yol kenarındaki yemekli danslı mola yeri. Yanlış yola yönlendirmek. Zikzaklı hareket yapmak.
Seljukian : Selçuklu.
İngilizce Juke Türkçe anlamı, Juke eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Juke ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dust : Silkmek. Toz. Toz bulutu. Almak. Pudralamak. Toz serpmek. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Katıların fiziksel etkilerle ufalanması sonucu oluşan, tane irilikleri yaklaşık bir mikron büyüklüğünde parçacıklar. Tozlamak.
Beguile : Eğlendirmek. Aklını çelmek. Büyülemek. Ayartmak. Nasıl geçtiğini anlamamak. Saptırmak. Çekmek. Kandırmak. Hoşça geçirmek.
Feinting : Savaş hilesi. Aldatmaca. Vuracak gibi yapmak. Sahte saldırı. Çalım. Sahte. Vuracak gibi yapma. Yalancı.
Befooled : İşletmek. Aptal yerine koymak. Kandırmak.
Bilk : Hile. Kandırmak. Ödememek. Dolandırmak. Dolandırıcı. Dubara. Borç takmak.
Bamboozling : İşletmek. Kazıklamak. Yamuk yapmak. Kafeslemek. Kandırmak. Üçkağıda getirmek. Şaşırtmak.
Bamboozles : Şaşırtmak. İşletmek. Kazıklamak. Yamuk yapmak. Kafeslemek. Kandırmak. Üçkağıda getirmek.
Bilks : Ödememek. Kandırmak. Borç takmak. Dolandırmak. Dubara. Dolandırıcı. Hile.
Joint : Birleşmiş. Ortak. Ortaklaşa. Ek. Birleştirmek. Ek veya oynak yeri yapmak. Eklem. Eklemek. Birleşik. Çatlak.
Beguiles : Ayartmak. Hoşça geçirmek. Eğlendirmek. Kandırmak. Saptırmak. Aklını çelmek. Cezbetmek. Çekmek. Büyülemek. Nasıl geçtiğini anlamamak.
Juke synonyms : jook, jook house, jook joint, belie, feints, bamboozle, deludes, be unfaithful, blear the eyes, give a false impression, juking, bilking, betray, belies, betrays, falsify, feinted, delude, feint, juked, juke joint, bilked, falsifies, befool, befools, jukes, belied, belying, juke house, fake.
Juke ingilizce tanımı, definition of Juke
Juke kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To bend the neck. To bow or duck the head. To perch on anything, as birds do. The neck of a bird.

Bu kısımda Juke kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Juke ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Juke anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Juke ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.