Küçük martı nedir, Küçük martı ne demek
Küçük martı; bir hayvan bilimi terimidir.
Biyoloji'deki anlamı:
Yağmur kuşları (Charadriiformes) takımının, martıgiller (Laridae) familyasından, 45 cm kadar uzunlukta, sırtı açık kül rengi, gagası sarı, yeşil, ayakları yeşil kül rengi, Kuzey Amerika, Avrupa, Asya ve Karadeniz kıyılarında yaşayan bir tür.
Zooloji alanındaki anlamı:
(Larus canus): Yağmurkuşları (Charadriiformes) takımının martıgiller (Laridae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 45 cm. Sırtı açık külrengi, gagası sarı-yeşil, ayakları yeşil-külrengidir. Kuzey Amerika, Kuzey Avrupa, Kuzey Asya ve Karadeniz kıyılarında yaşar. Göçeder.
İngilizce'de Küçük martı ne demek? Küçük martı ingilizcesi nedir?:
short billed gull, short-billed gull
Fransızca'da Küçük martı ne demek?:
géoland cendré
Küçük martı hakkında bilgiler
Küçük martı (Larus minutus), martıgiller (Laridae) familyasından en küçük martı türü.
Hareketleri ve boyutları açısından daha ziyade sumruya benzer. Küçük ve ince olan gagası sumruların gagalarından kısadır, bacakları kısa, kanatları ise sumrulardan biraz daha geniştir ve erişkinin kanat uçları küttür. Üst tarafı açık gri, gövdesi ve kuyruğu beyazdır. Kanat üstü gri, kanat altı siyahımsıdır ve hem kanat üstü, hem kanat altının kenarları beyazdır. Yazın erişkinin başlığı ve gagası siyahtır, beyaz göz kapakları yoktur, bacakları ise kırmızıdır. Kışın beyaz başı, koyu renk küçük tepesi, koyu kulak lekesi ve açık renk bacakları vardır.
Ergeninin kanat ucu değişken derecede siyahtır. Gencinin başı ve boynu koyu, sırtı koyu ve siyah-kahverengi çizgilidir. Sonbaharda sırtındaki koyuluk kaybolur (kara ayaklı martıdakinden daha geniş olan ensesindeki koyuluk ve kara ayaklı martıda hiç olmayan koyu kuyruk sokumu başlangıçta korunur); kanat üstünde siyah zig zag vardır. Bir yaşındakinin lekeli başlığı vardır; kanatların üzerindeki koyu renk zig zag solar, iç kanadı ise diyagonal olarak son bulur. Sesi kesik, sert ve genizden gelen bir ‘kek’tir.
Küçük martı anlamı, tanımı:
Martı : Martıgillerden, çoğu beyaz renkte, eti yenmez, yüzücü, perde ayaklı deniz kuşlarının ortak adı (Larus).
Küçük : Kısık, parlak olmayan (ses). Yaşı daha az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Küçük abdest. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Niteliği aşağı olan, bayağı. Geri aşamada.
Mart : Yılın üçüncü ayı.
Cins : Garip, tuhaf. Tür, çeşit. Soy, kök, asıl. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu.
Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.
Hareket : Devinim. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Davranış, tutum. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Deprem. Yola çıkma. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım.
Boyut : Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut. Film veya fotoğrafta boyut, format. Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Genişlik, kapsam.
Ziyade : Çok, daha çok, daha fazla.
Benzer : Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör. Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim.
İnce : Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Hafif, gücü az. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Ayrıntılı. Zayıf. Tiz (ses), pes karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı.
Bir : Sayıların ilki. Eş, aynı, bir boyda. Tek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayı kadar olan. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Aynı, benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ancak, yalnız. Bir kez. Sadece. Beraber.
Tür : Dolaşma. Başladığı noktada biten, bir veya daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılmış olan seyahat. Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılmış olan iş.
Kuş : Acemi er. Yumurtlayan omurgalılardan, akciğerli, sıcakkanlı, vücudu tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı, iki kanatlı uçucu hayvanların ortak adı.
Diğer dillerde Küçük martı anlamı nedir?
İngilizce'de Küçük martı ne demek? : n. kittiwake


Bu kısımda Küçük martı nedir? Küçük martı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Küçük martı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Küçük martı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.