Küstü nedir, Küstü ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kadın ceketi, uzun hırka.

Gelin giysisi.

[Bakınız: kürde].

Köstebek.

Küstü ile ilgili Cümleler

  • Seni küstürmek için ne yaptığımdan emin değilim.
  • Aman birader daha önce nasıl yardım ettiğini gördüm; beni sevmeyen bir kadın benimle sevişti ömrüm boyunca aşık olduğum kadın bana küstü.
  • "Bana küstün mü?" "Sana nasıl küsebilirim?"

Küstü kısaca anlamı, tanımı

Küstül : Ön bahçe. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta)

Küstülü : İçel ili, Erdemli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Küstüm : Kadın ceketi, uzun hırka. Eflatun renkli bir çeşit boru çiçeği.

Küstüne : Tahta rendesi.

Küstüre : Tahta düzeltmekte kullanılan uzun marangoz rendesi.

Küstürelemek : Tahta rendelemek.

Küstürülük : Oda kapısının üstündeki raf: Küstürülükte bıçak var.

Küstüm otu : Baklagillerden, dokunulduğunda yaprakları pörsüyen bir bitki, küseğen, küskün (Mimosa pudica).

Küstürme : Küstürmek işi.

Küstürmek : Küsmesine yol açmak.

Köstebek : Köstebekgillerden, toprak altında oyduğu yuvalarda yaşayan, gözleri hemen hiç görmeyen, derisinden kürk yapılmış olan küçük bir hayvan, sokur, yer sıçanı, kör sıçan (Talpa). Bir iş yerinden, kurumdan özellikle gizli servisten bilgi sızdıran kimse.

 

Kürde : Kadın ceketi, uzun hırka. Dışı basma, içi pamuklu kadın ceketi. (Beyköy Şarkikaraağaç Isparta.). Şiş gibi bir çeşit ince kılıç.

Ceket : Erkeklerin ve kadınların giydiği, genellikle önden düğmeli, kalçayı örten, kollu üst giysisi.

Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.

Gelin : Evlenmek için hazırlanmış, süslenmiş kız veya yeni evlenmiş kadın. Aileye evlenme yoluyla girmiş olan kadın.

Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.

Hırka : Genellikle soğuktan korunmak için giyilen, kumaştan, bazen içi pamukla beslenmiş, ceket biçiminde, önden açık, kollu üst giysisi. Genellikle soğuktan korunmak için giyilen, kumaştan, bazen içi pamukla beslenmiş, ceket biçiminde giysi. Dervişlerin giydikleri üst giysisi.

Hırk : Sürülüp dinlenmeye, nadasa bırakılan tarla. Daha bitek olması için tarlanın ikinci defa sürülmesi. (Üreğil Çankaya Ankara).

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Uzun : İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı. Ayrıntılı olarak, derinlemesine. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. Ayrıntılı.

Diğer dillerde Küspe kırıcısı anlamı nedir?

İngilizce'de Küspe kırıcısı ne demek ? : cake breaker