Kıkırdaklı balıklar nedir, Kıkırdaklı balıklar ne demek

Kıkırdaklı balıklar; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

İskeletleri kıkırdaktan oluşmuş, gerçek kemikleri olmayan, derileri sert plâkoyit pullarla kaplı ve bol miktarda mukus bezi içeren, karın yüzgeçleri erkeklerde değişikliğe uğrayarak spermaların dişiye aktarılmasına yarayan kopulasyon organları hâline dönüşmüş olan, 5-7 çift solungaçları bulunan, ayrı eşeyli, ovipar, vivipar ve ovovivipar balıklar.

Teknik terim anlamı:

İskeletleri kıkırdaktan oluşmuş, gerçek kemikleri olmayan, derileri sert plakoit pullarla kaplı ve bol miktarda mukus bezi içeren, karın yüzgeçleri erkeklerde değişikliğe uğrayarak spermaların dişiye aktarılmasına yarayan kopulasyon organları hâline dönüşmüş olan, 5–7 çift solungaçları bulunan bir sınıf.

Kıkırdaklı balıklar tanımı, anlamı

Balı : Büyük kardeş: Balı beni size götür. Sevgi gösterilen kimselere denir: Nerden gelin balı ?. Veli, ermiş. Bağlı. Aşık kemiği. Aşık kemiğinin düz tarafı: Herifin aşığı yine bâlı geldi. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Büyük kardeş. Sevgi gösterilen kimse. Bolu kenti, Kıbrıscık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Ordu şehri, Kumru ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Zonguldak kenti, Ereğli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri

 

Balıklar : Asalak yassı solucanların arakonakçısı olarak adı geçen soğuk kanlı omurgalılar sınıfı. Omurgalı hayvanlardan, deniz ve tatlı sularda yaşayan, yüzgeçleri ile hareket eden kemikli ya da kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçları ile soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtlayan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde, yüzmeye elverişli vücutları olan, bazı sınıflandırmalara göre üst sınıf, bazılarına göre ise bir sınıf. (Pisces), Omurgalılar (Vertabrata) dalının kıkırdaklı ve kemikli balıkları içine alan ikinci sınıfı. Soğuk kanlıdırlar. Tamamiyle suda yaşarlar ve suda erimiş oksijeni solungaçları araciyle solunurlar. Ayakları yüzgeç biçiminde gelişmiştir. Vücut genel olarak uzunca ve iki uca doğru sivrilmiş durumda olup üzeri pullarla örtülü ya da çıplaktır. Sonda geniş bir kuyruk yüzgeci bulunur. Genel olarak yüzme keseleri vardır. Ayrı eşeylidirler. Yumurtlarlar. Yumurtalar çok sayıda suya bırakılır ve sonra döllenir (dış döllenme). Birkaç cinsi doğurur. Hareket vücut dalgalanması ya da kuyruk yüzgeci ile sağlanır. Bugün en modern hayvan sınıflandırılmalarında gerçek balıklar tükel-ağızlılar (Teleostomi) adı altında toplanır ve diğer balıklar başka gruplara sokulurlar. Sillur devrinden beri yaşamaktadırlar. Keski-solungaçlılar (Elasmobranchii) ve tükel-ağızlılar (Teleostomi) olmak üzere iki alt-sınıfa ayrılırlar. Samsun şehrinde, Bafra ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Balıklar takımyıldızı, Balıklar burcu.

 

Kıkı : Koyun, keçi gübresi. İnsan dışkısı, pislik. [Bakınız: kıh]. Çocukların boyunlarına taktıkları boncuk dizisi. Boğazda çıkan yumruk biçiminde şişkinlik (guatr hastalığı).

Balık : Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.

Kıkırdak : Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu. Kakırdık. Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça.

Kıkırdaklı : Yapısında kıkırdak bulunan.

Plakoyit pul : Vitrodentin ve dentin adı verilen iki tabakadan yapılmış, dermis içine gömülü bir kaide kısmıyla, epidermisten dışarı uzanan sivri bir taç kısmı içeren ve kıkırdaklı balıklarda rastlanan pul, plakoit pul. Vitrodentin ve dentin adı verilen iki tabakadan yapılmış, dermis içine gömülü bir kaide kısmıyla, epidermisten dışarı uzanan sivri bir taç kısmı içeren ve ilkel balıklarda rastlanan pul.

Plakoit pul : Plakoyit pul.

Ayrı eşeyli : Eşey organlarının ayrı bireyler üzerinde taşınması; dişi ve erkek bireyleri ayrı olarak meydana getirme. Gonokorist. Dişi ve erkek bireylerin ayrı olarak meydana gelmesi, eşey organlarının ayrı bireyler üzerinde taşınması, gonokorist. (karşılık: gonokoristik), : Eşey organlarını ayrı bireyler üzerinde taşıma; dişi ve erkek bireyleri ayrı olarak meydana getirme.

Kopulasyon : [Bakınız: çiftleşme]. Çiftleşme.

Ovovivipar : Kabuğu olan fakat anasının içinde iken açılan yumurtalar meydana getiren canlı. Bir plasenta oluşumuyla anneyle yavru arasında bağlantı olmaksızın, yumurtası vücut içinde gelişen ve yavruyu yumurtadan çıktıktan sonra vücut dışına bırakan. İçerisinde larva bulunan yumurtalar üreten. Hemen doğum anında yumurta kabuğundan larvanın çıkması, ovoviviparus. Tüm meydana gelmiş kabuğu olan fakat ananın vucudu içindeyken açılan yumurtalar veren hayvan.

Aktarılma : Aktarılmak işi.

Kemikler : Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Omurgalı hayvanlarda iskeleti yapan ve kemik dokusundan meydana gelmiş oları sert, dayanıklı parçalar. Muğla kenti, Güllük nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Solungaç : Suda yaşayan hayvanların solunum organı, galsame.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

İskelet : İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih. Kuru, çıplak. Bir şeyi oluşturan temel çatı. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü. Bir eserin genel planı. Çok zayıf.

Vivipar : Tek delikliler hariç bütün memeliler ve bazı omurgasız hayvanlar gibi canlı doğuranlar. Ana bitkiye bağlı olduğu hâlde açılan tohumlar veren bazı bitkiler. Yumurtaların anne karnında döllendiği, embriyonun plasenta bağlantısının olduğu ve gerçek doğumun görüldüğü üreme biçimi. Anne vücudu içerisinde yumurtalar yerine yaşayan gençlerin üretilmesi. Trichinella spiralis gibi kimi nematodların dişileri ve Sarcophaga spp. gibi kimi dişi sineklerin larva doğurması. Larva doğurma. [Bakınız: doğurucu].

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Diğer dillerde Kıkırdak örtüsü anlamı nedir?

İngilizce'de Kıkırdak örtüsü ne demek ? : perichondrium