Kıya nedir, Kıya ne demek
Diğer sözlük anlamları:
Kıyasıya, sert
Fransızca'da Kıya ne demek?:
valence, ourlet
Osmanlıca Kıya ne demek? Kıya Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
sâhilî
Kıya anlamı, tanımı:
Kıyacı : Cinayet işleyen kimse, cani.
Kıyafet : Giysi. Resmî giysi.
Kıyafet balosu : Alışılmış giysilerin dışında her çeşit özel giysinin giyildiği balo.
Kıyafet düşkünü : Kılık kıyafet düşkünü.
Kıyafetli : Giysili. Kılıklı.
Kıyafetname : Bir ülkenin veya bir dönemin giysilerini anlatan kitap. Yüze veya dış görünüşe bakılarak ruhsal durumu anlama bilgisinden söz eden kitap.
Kıyak : Hoşgörü, ayrıcalık tanıma. Güzel, biçimli, yakışıklı, düzgün giyimli. Kıyıcı, zalim, gaddar. Benzerlerinden üstün olan, çok güzel, mükemmel.
Kıyak geçmek : Birine maddi ve manevi destek olmak, yardım etmek.
Kıyak kaçmak : Çok uygun düşmek, yakışık almak.
Kıyakçı : At yetiştirilen haralarda hayvanların çiftleşmesine yardım eden görevli. Gözü pek oyuncu, cesur kumarbaz.
Kıyakçılık : Kıyakçı olma durumu. Kıyakçının yaptığı iş.
Kıyaklaşmak : Kıyak duruma gelmek.
Kıyaklık : Kıyak olma durumu. Kıyakçıya yakışır davranış.
Kıyam : İslam inancına göre, ölümden sonra yeniden dirilip ayağa kalkma. Ayağa kalkma, ayakta durma. Namazda ayakta durma. Ayaklanma, başkaldırma, karşı gelme. Bir işe girişme, kalkışma, teşebbüs etme.
Kıyamet : Tek tanrılı dinlerin inanışına göre dünyanın sonu ve bütün ölülerin dirilerek mahşerde toplanacağı zaman, hesap günü, kıyamet günü, mahşer günü. Gürültülü karışıklık, gürültü patırtı. Büyük felaket, afet.
Kıyamet alameti : Kıyametin kopacağını önceden gösteren belirti. İçinde yaşanılan durumu beğenmeyenlerin kullandığı bir söz.
Kıyamet gibi : Pek çok.
Kıyamet günü : Kıyamet.
Kıyamet kopmak : Kıyamet günü gelmek. bir yerde çok gürültü ve telaş olmak.
Kıyamet mi kopar : "ne olur, ne çıkar, ne önemi var" anlamında kullanılan bir söz.
Kıyamete kadar : Dünya durdukça, uzun süre.
Kıyamete kalmak : Sorun, çözülememek.
Kıyametler koparmak : Aşırı gürültülere, kargaşaya yol açmak. bir şeye çok kızarak bağırıp çağırmak, feryat etmek.
Kıyas : Karşılaştırma, oranlama, mukayese. Bir tutma, denk sayma. Örnekseme. Tasım.
Kıyas etmek : Karşılaştırmak, mukayese etmek.
Kıyas kabul etmez : İki şey arasındaki ayrımın çok fazla olduğunu belirtmek için kullanılan bir söz.
Kıyasa muhalefet : Kurala aykırılık.
Kıyasen : Kıyas edilerek, kıyas yoluyla. Karşılaştırarak, oranlayarak. Benzeterek.
Kıyasi : Uygulama ve benzetme ile elde edilen. Kurala göre yapılmış, kurallı.
Kıyasımukassem : İkilem.
Kıyasıya : (kıya'sıya) Şiddetli bir biçimde. Çok şiddetli, korkunç, müthiş.
Kıyaslama : Kıyaslamak işi, mukayese.
Kıyaslama yapmak : Kıyaslamak.
Kıyaslamak : Karşılaştırmak, oranlamak, örneksemek, mukayese etmek.
Kıyaslanmak : Kıyaslama işi yapılmak, karşılaştırılmak.
Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar : "herkesin yararlanabileceği şeyden bazıları yararlanır da başkalarına yararlanma fırsatı vermezlerse büyük kavga çıkar" anlamında kullanılan bir söz.
Gece kıyafeti : Genellikle özel gecelerde giyilen, gösterişli, göz alıcı bayan giysisi, tuvalet, abiye.
Kafası kıyak : Sarhoş.
Kalıbı kıyafeti yerinde olmak : Görünüşü gösterişli olmak.
Kalıp kıyafet : Dış görünüş.
Kalıp kıyafetle adam adam olmaz : "gösterişli bir vücut, iyi bir giyim kuşam, kişiye insanlık değeri kazandırmaz" anlamında kullanılan bir söz.
Kalıplı kıyafetli : Gösterişli, bakımlı.
Kalıpsız kıyafetsiz : Gösterişsiz, bakımsız.
Kılık kıyafet : Giysi. Üst baş ve dış görünüş, kisve.
Kılık kıyafet düşkünü : Kılık kıyafetine çok önem veren kimse, giyinmeyi seven kimse, kıyafet düşkünü. Giyecekleri eskimiş veya kötü olan kimse.
Kılık kıyafet köpeklere ziyafet : Giyinişi ve görünüşü kötü ve tiksindirici olanlar için söylenen bir söz.
Kılık kıyafeti düzmek : Giysilerini yenilemek.
Kılıklı kıyafetli : İyi giyinmiş.
Kırkından sonra saza başlayan kıyamette çalar : "yaşlandıktan sonra bir şey öğrenmeye, yeni bir iş yapmaya başlayan kimsenin bunu başarmaya ömrü yetmez" anlamında kullanılan bir söz.
Kış kıyamet : Çok zorlu kış. Yağmurlu, fırtınalı soğuk hava.
Kızıl kıyamet : Kızılca kıyamet.
Kızılca kıyamet : Aşırı bir biçimde gürültülü çekişme, kavga, kızıl kıyamet.
Kızılca kıyamet kopmak : Kavga, gürültü olmak.
Yüzüne bakmaya kıyamamak : Biri çok güzel olmak.
Adam : Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. İyi huylu, güvenilir kimse. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Görevli kimse. İnsan. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
Öldürme : Öldürmek işi.
Cinayet : Adam öldürme. Adam öldürme derecesinde ağır suç.
Suçu : Su satan veya evlere su taşıyan kimse, saka.
Kıya bakmak : Hiddetle, kıyasıya bakmak, öldüresiye bakmak. Dikkatle bakmak, keskin bakmak
Kıya uruşmak : Şiddetli çarpışmak
Kıyabilme : Kıyabilmek işi.
Kıyabilmek : Kıyma imkânı veya olasılığı bulunmak. İlgili cümle: "Nasıl olur, yurdunu çok seven Mehmet'e nasıl kıyabilir." N. Hikmet.
Kıyacak : Çam kabuğunu ufalamak için kullanılan araç. Ceviz kütüğünden et kıymak için yapılan kalın tahta.
Kıyadalamak : Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak.
Kıyadalı : Az açık, aralık.
Kıyafetsiz : Giysisiz. Kılıksız.
Kıyafetsizlik : Giysisizlik. Kılıksızlık.
Kıyak geçmek : maddi ve manevi destek olmak.
Kıya ile ilgili Cümleler
- Sarhoşken yazdığın şiirler, Goethe ile kıyaslandığında göte benziyor.
- Kıyafete kız kardeşimden daha az para harcarım.
- Kıyafet zorunluluğu yok.
- Marian siyah deri ceket, mor eşarp ve mor pantolon giyiyor. Kıyafeti onun üzerinde harika görünüyor.
- Kıyafet almayı severim.
- Kıyafet için çok para harcar.
- Ali sık sık pahalı kıyafetler satın alır.
- Neden yaz kıyafetleri giymiyorsun?
- Kıyafet sence önemli mi?
- Kıyafatlerimi değiştirmeliyim.
- İş kıyafelerimi giymek zorundayım.
- Kıyafet satın alıyor.
- Kendinizi Rusya'yla kıyaslamak ister misiniz?
- Ali diğer odada kıyafet giyiniyor.
Diğer dillerde Kıya anlamı nedir?
İngilizce'de Kıya ne demek? : [Kiya] v. mince, chop up, sacrifice, sliver, hack


Bu kısımda Kıya nedir? Kıya ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kıya tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kıya hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.