Kıyamet nedir, Kıyamet ne demek
Kıyamet; bir din b. terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Tek tanrılı dinlerin inanışına göre dünyanın sonu ve bütün ölülerin dirilerek mahşerde toplanacağı zaman, hesap günü, kıyamet günü, mahşer günü.
- Gürültülü karışıklık, gürültü patırtı

- Büyük felaket, afet.
"Kıyamet" ile ilgili cümle
- "Bağırma, çağırma, kıyamet, polisler Mustafa'yı çalyaka götürürler." - P. Safa
Kıyamet hakkında bilgiler
Kıyamet (Arapça: يوم القيامة) veya hesap günü; dünyanın sonunun geleceğine ve tüm insanların mahşerde toplanarak hesap vereceğine inanılan zaman. "Dünya merkezli evren" anlayışında dünyanın sonu evrenin de sonu olarak algılanmıştır. Kıyametin zamanı ile ilgili çok sayıda inanç, öngörü ve kehanet bulunmaktadır. Zerdüştlük, Hıristiyanlık ve İslam gibi dinlerde ölülerin dirilerek mahşerde (toplanma yeri) toplanacağına, hayattayken yaptıkları iyilik ve kötülükler için hesap vereceklerine ve haklarında hüküm verileceğine, bunun sonucunda iyilerin cennete, kötülerin ise cezalarını çekmek üzere cehenneme gideceğine inanılır.
Evrenin yaşı gibi evren'in sonu, bu "son" un zamanı ve gerçekleşme şekli değişik evren modellerine göre değişen, teorik fiziğin çalışma alanlarındandır. Örneğin çoklu evren modellerinde evren için bir başlangıç ve son öngörülmez, ancak bir evrensel alan bir karadelik üzerinden başka bir evrensel alana aktarılır.
Bilinen Evrenin geleceği ve yok olması ile ilgili birkaç teori bulunmaktadır. Bu teorilere göre evren sonsuza dek genişlemesini sürdürecek ve soğuyacak, veya tekrar kendi üzerinde büzüşecek veya bir yırtılma ile evrenin varlığı son bulacaktır. Bu teoriler evrenin tespit edilen yaşından daha erken bir kıyamet takvimi öngörmemektedir. Ancak karanlık enerji'nin keşfi ile birlikte Evren'in kendi kendi üzerine çökerek son bulacağı görüşü geçerliliğini yitirmiş gözükmektedir.
Bu teoriye göre evrenin itme gücü bitince çekme başlayacak ve gök cisimleri bir merkezde toplanıp yığışacak ve büyük bir patlamayla evren tekrar genişlemeye başlayacak, bu teori büyük patlamanın daha önceki Büyük Çöküş'lerden meydana geldiği ihtimalini ortadan kaldırmaz. Karanlık enerjinin keşfi ile eski popülerliğini kaybederek yerini bilimsel çevrelerde 'Heat Death' adı verilen, evrenin en sonunda ısı ölümü ile tamamen son bulabilmesi görüşüne bırakmıştır.
Kıyamet ile ilgili Cümleler
- Zombi kıyameti yakın!
- Kıyamet ne zaman?
- Kıyameti kopardılar.
- Onlar olurken kıyametler filmlerini izlemeyi seviyorum!
Kıyamet anlamı, tanımı:
Dünya : Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. Herkes. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Dış, çevre, ortam. Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü.
Diril : Şilte yüzü veya gömlek yapmaya yarar pamuklu bir kumaş. Diriksel.
Mahşer : Kıyamet günü dirilenlerin toplanacaklarına inanılan yer. Büyük kalabalık. Kargaşa.
Topla : Üç parmaklı dirgen.
Zaman : Çağ, mevsim. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Belirlenmiş olan an. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Dönem, devir. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit.
Hesap : Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon. Oranlama, tahmin. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü. Tutum, durum, anlayış. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge. Alacaklı veya borçlu olma durumu. Matematiksel işlem. Aritmetik.
Kıyam : Ayaklanma, başkaldırma, karşı gelme. Bir işe girişme, kalkışma, teşebbüs etme. Ayağa kalkma, ayakta durma. İslam inancına göre, ölümden sonra yeniden dirilip ayağa kalkma. Namazda ayakta durma.
Büyük : Büyük abdest. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Üstün niteliği olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Niceliği çok olan.
Kıyamet gibi : Pek çok.
Kıyamet kopmak : Bir yerde çok gürültü ve telaş olmak. kıyamet günü gelmek.
Kıyamet mi kopar : "ne olur, ne çıkar, ne önemi var" anlamında kullanılan bir söz.
Kıyamete kadar : Dünya durdukça, uzun süre.
Kıyamete kalmak : Sorun, çözülememek.
Kıyametler koparmak : Bir şeye çok kızarak bağırıp çağırmak, feryat etmek. aşırı gürültülere, kargaşaya yol açmak.
Kıyamet alameti : İçinde yaşanılan durumu beğenmeyenlerin kullandığı bir söz. Kıyametin kopacağını önceden gösteren belirti.
Kıyamet günü : Kıyamet.
Kış kıyamet : Çok zorlu kış. Yağmurlu, fırtınalı soğuk hava.
Kızıl kıyamet : Kızılca kıyamet.
Kızılca kıyamet : Aşırı bir biçimde gürültülü çekişme, kavga, kızıl kıyamet.
Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar : "herkesin yararlanabileceği şeyden bazıları yararlanır da başkalarına yararlanma fırsatı vermezlerse büyük kavga çıkar" anlamında kullanılan bir söz.
Kırkından sonra saza başlayan kıyamette çalar : "yaşlandıktan sonra bir şey öğrenmeye, yeni bir iş yapmaya başlayan kimsenin bunu başarmaya ömrü yetmez" anlamında kullanılan bir söz.
Kızılca kıyamet kopmak : Kavga, gürültü olmak.
Tanrı : Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık, Yaradan, Allah, Rab, İlah, Mevla, Halik, Hüda, Hu, Oğan. Çok tanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri, ilah.
İnanış : İnanma işi. İnanılan şey.
Gürültülü : Karışık olaylarla dolu. Gürültüsü olan.
Karışıklık : Karışık olma durumu, teşevvüş.
Patırtı : Pat pat çıkan sesin adı. Herhangi bir biçimde veya ayakları yere kuvvetle basarak yürüme sonucu çıkan gürültü. Gürültülü çatışma, arbede.
Felaket : Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum, yıkım, bela. Şaşırtıcı, hayrete düşürücü. Çok kötü.
Afet : Çok kötü. Kıran. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım.
İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.
Gürültü : Sindirim yollarından bir sıvı geçerken çıkan sese verilen ad.
Kıyamet köprüsü : Sırat köprüsü
Kıyamet teorisi : (biyoloji)
Diğer dillerde Kıyamet anlamı nedir?
İngilizce'de Kıyamet ne demek? : n. doomsday, pandemonium, resurrection, ruckus, ruction, storm
Fransızca'da Kıyamet : résurrection [la], jugement dernier, grand malheur, le fin du monde, apocalypse [le], cataclysme [le]
Almanca'da Kıyamet : Tumult
Rusça'da Kıyamet : adj. апокалиптический, апокалипсический
npr. Апокалипсис (M), Армагеддон (M)
n. светопреставление (N), столпотворение (N)

Bu kısımda Kıyamet nedir? Kıyamet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kıyamet tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kıyamet hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.