Kaftans türkçesi Kaftans nedir

  • Kadınların giydiği uzun bol elbise.
  • Kaftan.
  • Bol gömlek.
  • Ortadoğu'da erkekler tarafından giyilen pahalı kumaştan yapılan uzun kemerli tunik.

Kaftans ingilizcede ne demek, Kaftans nerede nasıl kullanılır?

Kaftan : Kadınların giydiği uzun bol elbise. Bol gömlek. Kaftan. Ortadoğu'da erkekler tarafından giyilen pahalı kumaştan yapılan uzun kemerli tunik.

Kaffeeklatsch : Kahve içilip sohbet edilen toplantı. Kahve toplantısı. Kadınlar toplantısı. Kahve içmek ve günlük sohbet etmek için yapılan sıradan toplantı. Kadınların düzenlediği gün.

Kaffir : Afganistan'da kafinistan halkına mensup kimse. Güney afrika bantu kabilesinden olan kimse. Güney afrika'da bir kabile.

Kaffir piano : Marimba ve klilofona benzeyen güney afrika müzik aleti.

Kaffirs : Güney afrika bantu kabilesinden olan kimse. Altın madeni hisseleri. Afganistan'da kafinistan halkına mensup kimse.

Kafir : Müslüman olmayan kimse (müslümanlar arasında kullanılan). Siyah güney afrikalı kimse (aşağılayıcı). İmansız (islam'da kullanılan). Bir dine inanmayan. İnançsız. Kafur. Tropikal afrika'ya özgü sorgum türü.

Kaffiyeh : Poşu. Başa sıkıca bağlanan diyagonal olarak katlanmış kumaştan oluşan ağıl şeklinde sargıya benzer erkekler tarafından takılan arap başlığı (ayrıca keefiyeh).

 

Kafr qasim massacre : Sınır keskin nişancı petrol görevlileri tarafından kasabada sokağa çıkma yasağı olduğunu bilmeyen kfar qasim vatandaşlarını n vurulduğu olay (1956). Kafr qasim katliamı.

Kafka : Metamorfoz yazarı. Prag'da doğan avusturyalı yazar ve romacı (o dönemde avusturya-macaristan'da bulunan). Franz kafka (1883-1924). Soyadı.

Kafirs : Tropikal afrika'ya özgü sorgum türü. İmansız (islam'da kullanılan). Müslüman olmayan kimse (müslümanlar arasında kullanılan). Kafir. Kafur. İnançsız. Bir dine inanmayan. Siyah güney afrikalı kimse (aşağılayıcı).

İngilizce Kaftans Türkçe anlamı, Kaftans eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kaftans ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Robing : Sarmak. Biniş. Örtmek. Giydirmek. Kisve. Sabahlık. Giymek (cüppe vb.). Üstlük. Cüppe.

Cloak : Perde. Manto. Paravan. Gizlemek. Gocuk. Palto. Paravana. Bahane. Yelek. Pelerin.

The robe : Cüppe. Biniş. Kisve. Giydirmek. Üstlük. Örtmek. Sabahlık. Sarmak. Elbise.

Dress : Şekil vermek. Temizlemek (tavuk veya balık vb'ni). Rendelemek. Süslemek. Giydirip kuşatmak. Kıyafet. Pansuman yapmak. Taş yontmak. Giyinmek. Hizalanmak.

Frock : Geniş elbise. Elbise. Cübbe. Kadın giysisi. Cüppe giydirmek. Cüppe. Rop. Redingot. Frak. İş elbisesi.

Robes : Elbise. Giysi. Sabahlık. Bornoz. Rop. Uzun elbise. Lata. Cüppe.

Robe : Sabahlık. Uzun elbise. Rop. Lata. Üstlük. Elbise. Biniş. Bornoz. Giysi.

Kaftans synonyms : kaftan, caftans, caftan.