Kangaroos türkçesi Kangaroos nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • (argo) avustralya stokları.
  • Memeliler (mammalia) sınıfının, keseli memeliler (marsupialia) takımmın, iki ön dişliler (diprotodontia) alt takımından, başları küçük, ön bacakları kısa, art bacakları uzun, kuvvetli ve sıçramaya elverişli, kuyruklan uzun ve kıllı, tüyleri toprak renginde, sürüler halinde gezen, ses çıkarmayan bir familya.
  • Kangurugiller.

Kangaroos ile ilgili cümleler

English: Koalas are more popular than kangaroos.
Turkish: Koalalar kangurulardan daha popülerdir.

English: I went to Australia, but I didn't see any kangaroos.
Turkish: Avustralya'ya gittim ama hiç kanguru görmedim.

Kangaroos ingilizcede ne demek, Kangaroos nerede nasıl kullanılır?

Kangaroo court : Usulsüz mahkeme. Resmi olmayan mahkeme. Düzmece mahkeme.

Kangaroo mouse : Keseli fare.

Kangaroo rat : Kanguru faresi. Keseli fare.

Eu kangaroo group : Ab kanguru grubu.

Brush kangaroo : Fırça kangurusu.

Rat kangaroo : Keseli memeliler (marsupialia) takımının, kangurugiller (macropodidae) familyasından, 40 cm kadar uzunlukta, 27 cm kadar kuyruğu olan, tazmanya ve avustralya'da fundalık alanlarda yaşayan bir tür. Kanguru faresi.

Kangaroo : Kanguru. Macropodidae.

Kanga : Sudan'da yaşayan etnik bir grup. Kongo cumhuriyeti'nde bir kasaba. Sudan'da konuşulan dil. Pakistan'da bir köy.

 

Kangayam cattle : Kangayam sığırı. Hindistan’dan köken alan, vücudu orta büyüklükte, hareketli ve güçlü, rengi genellikle gri veya beyaz, erkeklerinin baş, boyun hörgüç ve arka kısımları daha koyu gri veya siyah renkli, dişilerinin diz bölgesinde koyu renkli nişaneler bulunan, özellikle çekim amaçlı iş hayvanı olarak yetiştirilen, süt verimi düşük fakat bölge koşullarına göre tatmin edici olan sığır ırkı.

Giant kangaroo : Dev kanguru.

İngilizce Kangaroos Türkçe anlamı, Kangaroos eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kangaroos ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

 

Brush kangaroo : Fırça kangurusu.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Kangaroos synonyms : kangaroo's paw, hypsiprymnodon moschatus, great grey kangaroo, family macropodidae, macropus giganteus, macropodidae, australian sword lily, anigozanthus, musk kangaroo, pouched mammal, herbaceous plant, genus anigozanthus, kangaroo foot plant, anigozanthus manglesii, kangaroo paw, herb, wallaby, acacia, marsupial, rat kangaroo, giant kangaroo, abambulacral area, a cell, abiotic environment, abo blood groups system, abductor muscle, kangaroo rat, aardvark.