Karartı nedir, Karartı ne demek

  • Karaltı.
  • Kararmış yer, siyahlık

"Karartı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ayın aksi içinden bir karartı geçiyordu." - Ö. Seyfettin

Yerel Türkçe anlamı:

Keçe, kilim.

Beden, varlık (insan için): Karartısı kalkasıca seni.

Karartı anlamı, kısaca tanımı:

Karar : Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Bu yargıyı bildiren belge. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Tam ölçüsünde, ne az ne çok. Değişmez olma. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm.

Karartılmak : Karanlık duruma getirilmesini sağlamak.

Ak gün ağartır kara gün karartır : "mutlu bir yaşayış kişiyi dinç kılar, mutsuz bir yaşam ise yıpratır" anlamında kullanılan bir söz.

Karaltı : Hafif karanlık. Uzaklık ve karanlık sebebiyle kim veya ne olduğu seçilemeyen, belli belirsiz, koyu renkli biçim, silüet. Leke.

Siyahlık : Karanlık veya koyuluk. Siyah olma durumu, kara renk.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Gezinilen, ayakla basılan taban. Görev, makam. Ülke. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Durum, konum, vaziyet. İz. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Durum, konum. Önem. Yerküre. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa.

 

Karartı yeli : Yağmur getiren yel.

Karartıcı : Dizi dirençlere bağlı çok sayıdaki kanallardan gelen elektrik akımım azaltıp çoğaltabilen aygıt. Bunların çok çeşidi olmakla birlikte, temelde üç türü vardır : karşı dirençli karartıcı, özdönüştürücü karartıcı, bilgisayarlı karartıcı.

Karartıcı ana kolu : Bir karartıcıdaki tüm kanalları denetleyen, ışıkları tümden parlatabilen ya da karartabilen kol ya da tekerlek.

Karartıcı tablosu : Karartıcının denetim düğmelerinin ve göstergelerinin bulunduğu yer.

Karartılma : Karartılmak işi veya durumu.

Karartıverme : Karartıvermek durumu.

Karartıvermek : Çabucak veya ansızın karartmak. İlgili cümle: "“Elektrik düğmesini çevirir gibi nasıl da kafalarını karartıveriyorlar, karartabiliyorlar?”" N. F. Kısakürek.

Karartı ile ilgili Cümleler

  • Bu yer insanın içini karartıyor.
  • Yüzyıllar öncesi evli Japon kadınlar kendilerini güzelleştirmek için dişlerini karartırlardı.
  • Bu iç karartıcı.
  • Burası iç karartıcı.
  • O iç karartıcı görünüyor.
  • Bundan daha iç karartıcı bir şey düşünemiyorum.
  • Ben bundan daha iç karartıcı bir şey düşünemiyorum.

Diğer dillerde Karartı anlamı nedir?

İngilizce'de Karartı ne demek? : n. shadow, tarnish, fog, mist