Karaltı nedir, Karaltı ne demek
- Uzaklık ve karanlık sebebiyle kim veya ne olduğu seçilemeyen, belli belirsiz, koyu renkli biçim, silüet.
- Leke.
- Hafif karanlık

"Karaltı" ile ilgili cümleler
- "Az sonra dört atlının karaltısını seçtiler." - N. Araz
Yerel Türkçe anlamı:
Gölge.
Kara yağmur bulutu.
İn.
Yapı.
Sıkıntı.
Dikiş.
Saklanılacak yer, siper.
Mal, mülk, varlık.
Ev eşyası.
Evcil hayvanlar.
Yağmur, rüzgâr ve güneşten korunan kuytu yer, gölgelik.
Ev, yapı.
Siyah yeldirme.
Diğer sözlük anlamları:
Kalıp, ceset
Yığın, kütle.
Karaltı kısaca anlamı, tanımı:
Uzaklık : Uzak olma durumu, ıraklık. İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe.
Karanlık : Karışık. Üzüntü, sıkıntı, perişanlık. Yasalara, töreye uygun olmayan. Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum). Işıksız. Işık olmama durumu.
Belirsiz : Bilinmeyen, meçhul. Niteliği hakkında tam bir bilgi edinilemeyen, müphem. Belirli olmayan, belgisiz, gayrimuayyen, vuzuhsuz.
Renkli : Neşeli, canlı, ilgi çekici. Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse). Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film.
Biçim : Tarz. Biçme işi. Herhangi bir şeyin benzeri. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yakışık alan şekil, uygun şekil.
Silüet : Gölge. Karaltı.
Hafif : Önemli olmayan. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Güç veya yorucu olmayan, kolay. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Etkisi az olan, sert karşıtı. Gücü az olan, belli belirsiz. Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.
Leke : Yüz kızartacak durum, namussuzluk, kara, şaibe. Güneş, ay, yıldız veya herhangi bir gezegenin parlak yüzeyinde görülen karanlık bölüm. Kirliliği gösteren iz. Vücudun herhangi bir yerinde oluşan değişik renk. Bir yüzeyde türlü sebepler dolayısıyla oluşan farklı renk.
Karaltılamak : Hayvan ürkmeye hazırlanmak : Bu at çok karaltılar ama ürkmez. Korumak, saklamak. Kıskanmak.
Karaltılmak : Karanlıkta gizlenmek.
Diğer dillerde Karaltı anlamı nedir?
İngilizce'de Karaltı ne demek? : n. silhouette
Fransızca'da Karaltı : noirceur [la], tache noire à l'horizon, silhouette [la]
Almanca'da Karaltı : das Phantom
Rusça'da Karaltı : n. тень (F)

Bu kısımda Karaltı nedir? Karaltı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Karaltı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Karaltı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.