Karsinoid nedir, Karsinoid ne demek

Karsinoid; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Sindirim kanalının endokrin hücrelerini oluşturan enterokromafin hücrelerinden köken alan, dev hücresi ve amiloid içerebilen, özellikle yaşlı köpeklerde görülen ve vazoaktif amin salgılayan potansiyel olarak kötücül tümör, arjentafinom, arjentafin tümör.

Karsinoid kısaca anlamı, tanımı

Kars : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri

Karsinoid sendrom : Mide bağırsak kanalındaki karsinoid tümörlerin salgıladığı serotonin ve benzeri maddelerin etkisiyle biçimlenen kanama, bronş spazmı, nabız sayısı artışı ve ishalle belirginleşen bir grup klinik belirti.

Enterokromafin hücreler : Vücutta serotonin ve prostoglandinler gibi bir kısım otokoitleri üreterek depolayan mide-bağırsak mukozası hücrelerinin bir tipi.

Arjentafin tümör : Karsinoid.

Sindirim kanalı : Sindirim ile görevli olan ve ağızdan anüse kadar uzanan tüp şeklindeki yapı. Sindirim borusu. Sindirimle görevli olan ve ağızdan anüse kadar uzanan tüp biçimindeki yapı, sindirim borusu. Sindirim işlevinin gerçekleştiği ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsaklar ve anüsle sonlanan yapı, kanalis alimentaryus. Sindirim ve beslenme görevi ile ilgili olan ve ağzından anüse kadar devam eden kanal.

 

Kötücül tümör : Köken aldığı dokuya benzerliği az olan, çevre doku ve damarlara invazyon ve metastaz özelliğine sahip, hızlı ve infiltratif ve kontrolsüz büyüyen, kapsülsüz, mitotik indeksi yüksek hücrelerden oluşan tümör, kanser, habis tümör, malign tümör, hlk. seratan.

Arjentafinom : Karsinoid.

Arjentafin : Gümüş tuzlarıyla kolaylıkla boyanabilen, argirofil.

Potansiyel : Gizli kalmış, henüz varlığı ortaya çıkmamış olan, gizil. Gizil güç. Gelecekte oluşması, gelişmesi mümkün olan. Kullanılmaya hazır (güç, yetenek).

Vazoaktif : Kan damarlarının çapı üzerine bir etki gösteren.

Endokrin : İç salgı.

Sindirim : Besinlerin çeşitli enzimlerle eritilerek, parçalanarak ince bağırsakta emilebilir, kana karışabilir duruma gelmesi için uğradıkları fiziksel ve kimyasal değişikliklerin bütünü, hazım.

Amiloid : Nişastaya benzeyen, nişasta benzeri boyanma gösteren. Sülfürik asidin selüloz üzerine etki etmesiyle oluşan ve iyotla muamele edildiğinde mavi renk oluşturan bir madde. Dokularda hücre dışı yerleşim gösteren, protein içeren, eozinofilik, Kongo kırmızısıyla boyandığında polarize ışıkta yeşil renge boyanan mum benzeri, protein bileşiği bir madde. Yapısında lifli proteinler, nötral ve asit mukopolisakkaritler bulunur. Amiloid AA ve amiloid AL olmak üzere iki farklı bölümde incelenir.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Kötücül : Kötülük isteyen (kimse). Kötü huylu. Kötü niyetli.

Entero : Bağırsak, iç organ, bağır.

 

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Sindi : Makas. Şimdi (bk. şimdi).

Yaşlı : Yaşı ilerlemiş, kocamış, ihtiyar kimse. Uzun yılları geride bırakmış. Yaşla dolmuş (göz). Yaşlanmış olan.

Tümör : Ur.

Diğer dillerde Karsinoid anlamı nedir?

İngilizce'de Karsinoid ne demek ? : carcinoid