Karık nedir, Karık ne demek

  • Kar yağmış bir alana bakma sonucu ortaya çıkan göz kamaşması.
  • Karlı bir alana bakma sonucu kamaşmış (göz).
  • Sabanla açılan çizi.
  • Ark.
  • Arklar arasında kalan toprak parça

Yerel Türkçe anlamı:

Keçi yavrusu.

Kışın hayvanların yem yedikleri yer.

Eşek yavrusu.

Kısık (ses için).

Kara bakmakla oluşan göz hastalığı.

Karışık, karışmış.

Sebze ekilen bölme (Çayağzı)

Soğuktan kısılmış (ses için).

Pirinç tarlası.

Bir göz hastalığı.

Sıra: Fidan karığı.

Bağ ve bahçeleri sulamak için açılan ince su yolu, ark.

Bağ ve bahçelerde sebze ekmek için ayrılan bölümler, evlek.

Diğer sözlük anlamları:

Oyuk, yarık.

Su cetveli.

Karık isminin anlamı, Karık ne demek:

Erkek ismi olarak; Bağ ve bahçelerde sebze ekmek için ayrılan bölümler. Karışık, karışmış.

Fransızca'da Karık ne demek?:

sillon

Karık anlamı, tanımı:

Karıklama : Meralarda yüzey akışını önlemek ve toprak nemini uzun süre koruyarak vejetasyonu geliştirmek için 1-1,5 metre aralıklarla 10-15 santimetre kesitinde tesviye eğrilerine paralel küçük hendeklerin açılması.

Karıkma : Karıkmak işi.

Karıkmak : Göz kar yağmış bir alana bakmaktan kamaşmak. Göz fazla ışıktan kamaşmak.

Bakma : Bakmak işi.

Ortay : Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi). Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi).

 

Karlı : Kar yağan. Üstünde kar bulunan.

Kalan : Bölme işleminde bölünenden artan sayı. Artan, mütebaki. Kalma işini yapan. Bir çıkarmanın sonucu.

Toprak : Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Kara. Arazi, tarla. Memleketli. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Ülke.

Parça : Tane. Pasaj. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Nesne. Müzik eseri. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Güzel, alımlı kız veya kadın. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime.

Saban : Çift süren hayvanların koşulduğu demir uçlu tarım aracı.

Ark : İçinden su akıtmak için toprak kazılarak yapılmış olan açık oluk, arık, dren, karık.

Çizi : Tutum, davranış. Çizgi. Saban demirinin toprakta bıraktığı iz.

Karık değmek : Güneşli havada kara bakmaktan göz ağrımak.

Karık gelmek : İki parça şey bir birine eşit olmak, uç uca gelmek, tam gelmek (özellikle kumaş için).

Karık katık : Ayran. Katık olacak şeyler, yiyecek

Karıkı : Gayrı, artık

Karıklamak : Karık (II) açmak. Güneşli havada kara bakmaktan göz ağrımak.

Karıklı : Buğday, arpa ve çavdar karışımı. Arpa ve buğday karışımından yapılan un. Bol, çok. Zengin. Birbirine karışmış, karışık

Karıklık : Kar ve güneş gözlüğü.

 

Karıklu : Karıştırılmış, mağşuş

Karık ile ilgili Cümleler

  • Gerçeği söyle, onlar karı-koca değiller.
  • Biz karı-kocayız.

Diğer dillerde Karık anlamı nedir?

İngilizce'de Karık ne demek? : snow-blindness; snow-blinded

Fransızca'da Karık : sillon [le]

Almanca'da Karık : n. Schneeblindheit

adj. schneeblind

Rusça'da Karık : n. ослепление (N), канавка (F), борозда (F)