Kayır nedir, Kayır ne demek

Yerel Türkçe anlamı:

Gösterişli.

Tabaka tabaka olan sert ve sarı toprak.

Kalın kum.

Düz parçalara ayrılan ve ufalanan bir çeşit kaya.

İncir.

İri taş.

Verimsiz toprak.

Çakıl taşı.

Uçurum.

İnce kum.

Bayır.

Taşlı toprak.

Dama serilen killi toprak.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Betonarme yapıtlarda kullanılan çakıl. (Aşağıdinek *Şarkikaraağaç -Isparta)

Toprak tepe. (Köke *Gelendost -Isparta)

Diğer sözlük anlamları:

Kum, kalın kum, çakıl

Kayır anlamı, tanımı:

Kayırıcı : Bir kimseyi kayıran, ona arka çıkan kimse, dayı, iltimasçı, piston, torpil.

Kayırıcılık : Kayırıcı olma durumu, iltimasçılık.

Kayırılma : Kayırılmak işi.

Kayırış : Kayırma işi.

Kayırma : Kayırmak işi, iltimas.

Kayırmak : Koruyarak başarısını sağlamak, elinden tutmak, himmet etmek. Birine haksız yere kolaylıklar sağlamak, iltimas etmek. Birini, başkalarının veya işin zararı pahasına tutmak.

Kayırtma : Kayırtmak işi.

Kayırtmak : Kayırma işini yaptırmak.

Kalın : Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Enli ve gür (kaş). Pes (ses). Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Yoğun, akıcılığı az olan. Etli, dolgun.

 

İnce : Tiz (ses), pes karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Hafif, gücü az. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Ayrıntılı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Zayıf. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı.

Kum : Silisli kütlelerin, kayaların, doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasından oluşan, deniz kıyısı, dere yatağı vb. yerlerde çok bulunan, ufak, sert tanecikler. Vücuttaki bezlerin, özellikle böbreğin ürettiği ince ve katı tanecikler. Armut, ayva vb. meyvelerin etli bölümlerindeki sert tanecikler.

Kayır kayır : Küçük taşların birbirlerine sürtünmesinden çıkan sesi anlatır.

Kayırak : Biley taşı.

Kayırcık : Adana ilinde, Tufanbeyli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Kayırılmak : Kayırma işi yapılmak.

Kayırlar : Balıkesir şehrinde, Bigadiç ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Tunceli şehri, Balpayam nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Kayırlı : Posalı. Adana kenti, Doğankent bucağına bağlı bir bölge. Niğde ilinde, Gölcük bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Kayırmacılık : Belli bir birey, küme, düşünce ya da uygulamayı, bir başkasıyla karşılaştırıp aralarında bir seçim yapmak gerektiğinde nesnellikten uzaklaşıp yan tutma.

Kayırmaklu : Yapılması istenen

Kayırmaz : Önemi yok, bir şeyin yok (canı yanarak ağlayan çocuğu susturmak için). Beis yok, zarar vermez, ehemmiyeti yok

 

Kayırmazlık : Aldırmazlık, ilgisizlik, ehemmiyet vermeme

Kayır ile ilgili Cümleler

  • Öğretmenimiz her zaman bayan öğrencileri kayırıyor.
  • Kayır tutarız.
  • Jerry kendi ailesini çok kayırmış.
  • Sence o kadın doktorun bana neden kızdığını bilmiyor muyum o beni sadece hemşehrilerimi kayırmakla suçluyor değil mi?
  • Charles gitsin kendi çocuklarını ve torunlarını kayırsın.
  • Hadi söyle bana yalan söylemedim de, senin acı çekmeni istemedim de, çocuklarımı kayırmadım de bana bunları söyleyebiliyor musun?

Diğer dillerde Kayır anlamı nedir?

İngilizce'de Kayır ne demek? : [kayırmak] v. protect, back, show favor, favor, favour [Brit.], enlist