Kayar nedir, Kayar ne demek
Yerel Türkçe anlamı:
Küçük yol.
Onur, namus : Kayarına dokunmak.
Eski nal.
Birinin eskiden yaptığı kusurlarını, suçlarını yüzüne vurma.
Sövgü.
Hayvanm eski nallarının çivilerini değiştirme işlemi.
Hayvanların uzayan tırnaklarını kesme işlemi.
Tahılın taşını ayırmak için bol suyla çalkalayıp bir kaptan başka bir kaba aktarma işlemi.
Eski nal.
Hayvanın eski nallarının çivilerini değiştirme işlemi : Atın nalını kayar yaptırdım.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Hayvan ayağına eski nalın çakma. (*Bozüyük -Bilecik)
Kayar isminin anlamı, Kayar ne demek:
Erkek ismi olarak; Gurur.
Kayar kısaca anlamı, tanımı:
Kayarto : Ahlaksız kimse, melun.
Hayvan : Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.
Çivi : İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh. Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.
Değiştirme : Değiştirmek işi, tebdil, tahrif.
İşlem : Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür.
Pay : Bayağı kesirlerden birinin eşit parçalardan kaç tane aldığını gösteren sayı. Ticari bir işlemde zarar tehlikesine karşı ayrılan para, marj. Birden fazla kişi arasında bölüşülmüş bir bütünden, bu kişilerin her birine düşen bölüm, hisse. Eşit bölüm.
Kayar etmeğ : Dövmek, cezalandırmak.
Kayar etmek : 1.bk. kayarlamak (I)- Hayvanı tımar etmek. Hayvanın eski nallarını onarmak, eski nalın çivilerini yenilemek.
Kayar görünçlük : Öne arkaya, sağa sola devindirilebilen görünçlük çeşidi.
Kayar karartıcı düğmesi : Karartıcıların en ilkeli olan karşı dirençli karartıcı'da bulunan ve elektrik akımını artırıp azaltmaya yarayan kayar düğme.
Kayar sahne : ileri-geri ya da sağa-sola ray üzerinde kaydırılabilen sahne. İleri, geri ya da sağa ve sola, ray üstünde kaydırılabilen sahne.
Kayarga : genel uygulayım: Bir makinede işlenen şeyi götürüp getiren kayar bölüm.
Kayarlama : Kayarlamak işi.
Kayarlamak : Hayvanın eskiyen nallarını onarmak, eskiyen nalın çivilerini yenilemek. Düven taşlarını yeniden koymak veya onarmak. Sövmek, küfretmek. Hayvanın eski nallarını onarmak, eski nalın çivilerini yenilemek. Keskinletmek, bilemek : Pıçağı kayarladı. Sövmek, küfür etmek. Korkutmak, azarlamak. Küçük çocuk büyüğü dövmek. Eskimiş nalları yeni çivilerle yeniden çakmak.
Kayarlatmak : Hayvanı nallatmak.
Kayar ile ilgili Cümleler
- Bazen patenle kayarım.
- Karlı bir yolda direksiyonu o şekilde çevirirsen, kayarsın.
- Devriye arabası kayarak durdu.
- Kayar mısın?
- Polis arabası kayarak durdu.
- O, babası kadar ustaca kayar.
- Ben kayarım.
- Onlar kayar.
Diğer dillerde Kayar anlamı nedir?
İngilizce'de Kayar ne demek? : n. calk, calkin, planing
v. slip, slide, glide, skate, ski, glissade, lapse, prolapse, slither


Bu kısımda Kayar nedir? Kayar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kayar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kayar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.