Kazancı nedir, Kazancı ne demek

  • Kazan yapan, satan veya onaran usta
  • Kazanı ateşleyen kimse, ateşçi.

Yerel Türkçe anlamı:

Dilenci, çingene.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Diyarbakır ili, Bismil belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Çankırı kenti, Eldivan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Iğdır ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Bilecik şehrinde, Osmaneli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Manisa ili, Demirci ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sakarya kenti, Akyazı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Karaman kenti, Kazancı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun ili, Kavak ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Tokat şehri, Turhal ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzurum ilinde, Hınıs ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Kazancı anlamı, kısaca tanımı:

Kazan : Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap. Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap.

Kaza : Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme. Yargı. Kadılık görevi. İstem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması. İlçe, kaymakamlık.

 

Usta : Zanaat öğreticisi. Zanaatçılar için unvan. Osmanlı Devleti'nde saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlisi. Akıl veren veya öğreten kimse. Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse. Eli uz, işinin eri, becerikli, mahir.

Ateş : Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Tehlike, felaket. Büyük üzüntü, acı. Öfke, hırs, hınç. Coşkunluk. Tutuşmuş olan cisim. Patlayıcı silahların atılması. Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Ateşçi : Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.

Kazancık : Çukur, oyuk. Erzurum ilinde, Gökoğlan bucağına bağlı bir yer. Hatay ili, Altınözü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kayseri şehri, Örenşehir bucağına bağlı bir bölge. Sivas ilinde, Şarkışla belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Kazancılı : Ordu ili, Perşembe ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Samsun kenti, Ayvacık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Kazancılık : Kazancının yaptığı iş.

Kazancı ile ilgili Cümleler

  • Giderlerden sonra kazancın üçte birini sana söz veriyorum.
  • Kazancımız ve giderimiz arasında orta yolu bulmalıyız.
  • Sana ne benim kazancımdan?
  • Birinin kazancı diğerinin kaybıdır.
  • Kazancı hepimizin arasında paylaştık.
  • Şirketin kazancı arttı.
  • Ebeveynlerinin görüşü onun kazancını aptal bir kıza harcadığı idi!
  • Troy kişisel kazancı için konumunu kullanır.
  • Birinin kaybı bir başkasının kazancıdır.
 

Diğer dillerde Kazancı anlamı nedir?

İngilizce'de Kazancı ne demek? : n. coppersmith

n. gain, winnings, profit, takings, avails, income, earnings, revenues, gainings, benefit, acquirement, acquisition, capital, convenience, credit, grist, increment, make, melon, proceeds, receipt, spoil, yield

Fransızca'da Kazancı : chaudronnier [le]

Almanca'da Kazancı : n. Kesselschmied

Rusça'da Kazancı : n. котельщик (M)