Kazlar nedir, Kazlar ne demek
Kazlar; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.
Biyoloji'deki anlamı:
Kuşlar (Aves) sınıfının, kazsılar (Anseriformes) takımından, iyi uçan ve yüzen göçücü su kuşlarını içine alan bir alt takım. Ördekgiller (Anatidae) olmak üzere tek bir familyası vardır.
Zooloji'deki anlamı:
(Anseres),olmak üzere tek familyası vardır.
Kazlar ile ilgili Cümleler
- Bu kazlar altın yumurta yumurtlar.
- Kazlar V biçiminde uçarlar.
- Sevgili çocuğum, burada kal, yoksa zalim kazlar seni ölümüne ısırır.
Kazlar kısaca anlamı, tanımı
Kazların kanamalı böbrek bağırsak yangısı : Dört-10 haftalık kaz palazlarının akut veya kronik seyirli, interstisyel nefritis, bağırsak epitelinde ve bursal lenfositlerde nekrozla belirgin poliyomavirüs enfeksiyonu, kaz poliyomavirozisi.
Kazların zührevi hastalığı : Kazlarda penisin nekroz ve nedbeleşmesi sonucu kısırlığa neden olan, etkeni bilinmeyen, çiftleşmeyle bulaşan hastalık.
Ördekgiller : Kısa bacaklı, perde ayaklı, süzgeç gagalı su kuşları familyası.
Alt takım : Bir takım içinde oluşturulan ikinci derecedeki takım.
Kazsılar : Kuşlar (Aves) sınıfının, karinalılar (Carinatae) bölümünden, vücutları ağır, boyunları uzun, gagaları geniş ve yassı, kanatları uzun, kuyrukları kısa, ayakları perdeli, iyi yüzen ve dalan, toplu hâlde yaşayan ve göç eden türleri olan bir takım. (Anseriformes),olmak üzere iki büyük alt-takımı. içine alır.
Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.
Göçücü : Göçme işini yapan. Ölümü yakın olan. Genellikle şiddetli deprem sonrasında ağır hasara uğramış ve yıkılmak üzere olan (bina). Mevsimine göre yer değiştiren (hayvan).
Kuşlar : Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı.
Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.
İçine : İçin edatı.
Kuşla : Köpeğe verilen yat"emri.
Ördek : Perde ayaklılardan, evcil ve yabani türleri bulunan su kuşu, badi, badik (Anas). Hile ile para sızdırılacak kimse, enayi. Yataktan kalkamayacak durumdaki erkek hastaların içine idrarlarını yaptıkları kap, lazımlık, oturak. Otobüs ve minibüs sürücülerinin yollardan aldıkları biletsiz yolcular için kullandıkları bir söz.
Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.
Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.
Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.
Anat : Ekin demetlerini arabaya koymaya ve harmanı aktarmaya yarıyan, üç, dört, beş, yedi çatallı olabilen, uzun saplı aygıt, dirgen, yaba.
Aves : Bütün kuşların içinde bulunduğu sınıf. [Bakınız: kuşlar].
Göçü : Toprak kayması.
Sını : Ağaçtan yapılmış yayık. Tuluhdan, sınısıdan yayduh.. Sini, yemek sofrası.
Diğer dillerde Kazlar anlamı nedir?
İngilizce'de Kazlar ne demek ? : geese and ducks


Bu kısımda Kazlar nedir? Kazlar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kazlar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kazlar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.