Kekelemek nedir, Kekelemek ne demek

  • Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak ve keserek konuşmak.
  • Ne söyleyeceğini şaşırıp kelimeleri birbirine karıştırmak

"Kekelemek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bir şey söylemek istedim, bulamadım, kekeliyordum." - R. H. Karay
  • "İhtiyar kadın hep çapaklanan gözlerini mendiliyle kurulayarak bir iki söz daha kekeledi." - P. Safa

Yerel Türkçe anlamı:

Soluk soluğa kalmak.

Kekelemek hakkında bilgiler

Kekemelik, özellikle küçük yaşlarda yaşanan psikolojik reaksiyonlar sonucunda ortaya çıkan bazen ateşli hastalıklarında gelişimde olumsuz katkılarının olduğu akıcı konuşma bozukluğu olarak nitelendirilen yanlış konuşma alışkanlıklarıdır. Genetik oluşumuyla ilgili bilimsel bir kanıt henüz yoktur.

Kekemelik, çocuklarda yetişkinlere kıyasla daha çok rastlanan bir olaydır. Okul öncesi cağındaki çocukların %5'i kekemedir. Yetişkinlerde bu oran yaklaşık %0,73 kadardır. Aynı oran cinslere göre ayrılırsa, erkeklerde %80, kadınlarda %20'dir.

Kekelemeye henüz kesin bir neden verilememiştir. Bazı araştırmalar genlerin veya stresin kekelemeye yol açtığını göstermektedir. Ayrı bir araştırma ise kekeleme ve Tourrette sendromu arasında ilişki olduğunu savunmaktadır.

Kekelemek tanımı, anlamı:

 

Kekeleme : Kekelemek işi.

Damak : Ağız boşluğunun tavanı.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Hece : Bir solukta çıkarılan ses veya ses birliği, seslem. Hece ölçüsü.

Keser : Tahta, ağaç yontmaya ve çivi çakmaya yarayan, kısa saplı, bir yanı keskin ağızlı çelik araç.

Konuşmak : Geçerli olmak, etkin olmak. Becermek, uzman gibi yapabilmek. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek. Dargın bulunmamak. Belli bir konudan söz etmek. Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Konuşma dili olarak kullanmak. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. Söylev vermek, konuşma yapmak. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. Şık ve zarif görünmek. İlişki kurmak veya ilişkiyi sürdürmek. Flört etmek.

Karıştırmak : Ayırt edememek, tam olarak seçememek. Kurcalamak, oynamak. Göz atmak, araştırmak, incelemek. Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak. Üstünkörü okumak. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek.

Küçük : Küçük abdest. Kısık, parlak olmayan (ses). Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Niceliği az olan. Değersiz, önemsiz. Geri aşamada. Niteliği aşağı olan, bayağı. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan.

Diğer dillerde Kekelemek anlamı nedir?

İngilizce'de Kekelemek ne demek? : v. stutter, stammer, falter, have a stutter

Fransızca'da Kekelemek : bégayer, ânonner, bafouiller

Almanca'da Kekelemek : v. lallen, stammeln, stottern

Rusça'da Kekelemek : v. заикаться, заикнуться