Keser nedir, Keser ne demek

"Keser" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kadınlar kucaklarından bebeklerini atıp ellerine keserleri aldılar." - L. Tekin

Yerel Türkçe anlamı:

En şiddetli soğuk.

Bilimsel terim anlamı:

Çekice benzeyen, bir tarafı vurmaya, öbür tarafı ağaçtan yonga çıkarmaya yarayan el aracı.

Fransızca'da Keser ne demek?:

tranchant

Osmanlıca Keser ne demek? Keser Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

keser

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Yozgat ilinde, Sorgun belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Keser anlamı, kısaca tanımı:

Ayak keseri : Ayakta durarak ağaç yontmaya elverişli uzun saplı keser.

El keseri : Marangozluk işlerinde kullanılan küçük keser.

Nalıncı keseri : "Yaptığı işlerde hep kendi çıkarını düşünmek" anlamındaki nalıncı keseri gibi kendine yontmak deyiminde geçen bir söz.

Acı acıyı keser su sancıyı : "bir güçlüğü yenmek için başka bir güç yola başvurulmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Arslanın adı çıkmış çakallar baş keser : "haksızlık veya kötülük yapacağı düşünülen kişi yerine bu konuda adı ön plana çıkan kişiler asıl haksızlığı ve kötülüğü yaparlar" anlamında kullanılan bir söz.

 

Kurdun adı yaman çıkmış tilki vardır baş keser : "öylesine sinsi ve kurnaz kimseler vardır ki adı zalime, haine ve kötüye çıkmış kimselerden daha tehlikelidirler" anlamında kullanılan bir söz.

Sap döner keser döner gün gelir hesap döner : "her şey zaman içinde planlandığı gibi gerçekleşmeyebilir" anlamında kullanılan bir söz.

Vakitsiz öten horozun başını keserler : "her söz yerinde ve zamanında söylenmelidir, zamansız ve yersiz söylenen sözler büyük zararlara yol açabilir" anlamında kullanılan bir söz.

Tahta : Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Kara tahta. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu ağaçtan yapılmış. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer.

Ağaç : Tahta, kereste. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.

Yontma : Yontmak işi. Yontulmuş veya yontularak yapılmış.

Çivi : İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh. Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.

Çakma : Çakmak işi. Deri hastalığı, yara, çıban. Vurulup çakılarak yapılmış kuyumcu işi. Bu işte kullanılan kuyumcu kalıbı. Taklit olan, sahte.

Keskin : Çok kesici, iyi kesen. Kıvrak. Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. Zampara. Etkili, sert. Hassas. Tiz (ses). Kırıcı, incitici. Dikkatli.

Ağızlı : Ağzı herhangi bir biçimde olan.

 

Kesercik : Karçiçeği, çiğdem.

Kesergen : Bitki köklerini yiyen, dana burnu da denilen bir böcek.

Keseri : Götürü, toptan iş.

Keserin kalksın : Ölesin anlamında ilenç.

Keseriye : Götürü, toptan iş.

Keserlemek : Uydurmak. Çapalamak. Engel olmak.

Kesertaş : Adıyaman şehri, Gerger ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Keserzımbası : Keser sapını delmek için kullanılan ucu sivri demir araç. (*Yalvaç -Isparta)

Keser ile ilgili Cümleler

  • Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.
  • Şu zırvayı keser misin? Oyun ve eğlence için havamda değilim.
  • Köylü oduncu, odun keser.
  • Bunu söylemeyi keser misin?
  • Lütfen şarkı söylemeyi keser misin?
  • Eğer bana böyle yaparsan boğazını keserim.
  • Ben konuşurken oğlum her zaman sözümü keser.
  • Bunu keser misin, lütfen?

Diğer dillerde Keser anlamı nedir?

İngilizce'de Keser ne demek? : n. adze, bill

Fransızca'da Keser : doloire [la]

Almanca'da Keser : das Beil

Rusça'da Keser : n. секира (F)