Kendos türkçesi Kendos nedir

  • Kendo.
  • Japonların bambu kılıçlarıyla yaptığı dövüş sanatı.

Kendos ingilizcede ne demek, Kendos nerede nasıl kullanılır?

Kendo : Japonların bambu kılıçlarıyla yaptığı dövüş sanatı.

Are there special weekend rates : Özel hafta sonu tarifeleriniz var mı.

Backend : Arka uç. Sunucu uygulama.

Bookend : Kitap dayanağı. Bir kitap sırasını desteklemek için kullanılan ağır obje. Kitap desteği. Kitap dayağı.

Bookends : Kitap dayağı. Bir kitap sırasını desteklemek için kullanılan ağır obje. Kitap dayanağı. Kitap desteği.

Have a nice weekend : İyi tatiller. İyi hafta sonları.

Within my ken : Bildiklerim arasında. Gözümün seçebildiği yerde.

Weekended : Hafta sonunu geçirmek.

Weekenders : Haftasonu tatilcisi. Hafta sonu tatile giden kimse. Haftasonlarını kodeste geçiren hafif suçlu. Yelkenli gezinti teknesi. Seyahat veya haftasonu çantası. Haftasonu misafiri veya konuğu. Hafta sonunu tatilcisi. Haftasonu sporcusu.

Weekending : Haftasonu. Hafta sonu yapılan. Hafta sonunu geçirmek. Hafta sonu. Hafta tatili.

İngilizce Kendos Türkçe anlamı, Kendos eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kendos ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Achilles tendon : Ökçe kirişi. Aşil tendonu. Aşil kirişi. Asil kirişi. Ökçe veteri.

 

Invest : Yatırmak. Yatırım yapmak. Kuşatmak. Birine yetki vermek. Donatmak. Birini makamına oturtmak. Bağlamak. Giydirmek. Para yatırmak. Yetki vermek.

Empower : İzin vermek. Yetki vermek. Güçlendirmek.

Indue : Donatmak. Giydirmek. Vermek. Giymek. Giyecekle donatmak. Sağlamak (bazı şeylerle). Örtmek. Sağlamak. Elbise giydirmek. Kalite veya yetenek edindirmek.

Hamstring : Dizardı kirişi. Topuk kirişini keserek sakatlamak. Topal etmek. Kösteklemek. Dizardı kirişini koparmak veya kesmek. Diz arkasında bulunan iki büyük kirişten biri. Dirsek kirişi. Sakatlamak. Diz arkasındaki kiriş. Baltalamak.

Endue : Üstlenmek. Vermek. Elbise giymek. Bazı vasıflarla veya yeteneklerle donatmak. Giymek. Sağlamak (bazı şeylerle). Örtmek. Üzerine almak. Giydirmek. Giyinip kuşanmak.

Gift : Doğuştan yetenek. Allah vergisi. Hediye. Bahşiş. Hibe etmek. Hibe. Yetenek. Tanrı vergisi. Armağan. Kabiliyet.

Enable : Olanak vermek. Geçit vermek. Olanaklı kılmak. İmkan tanımak. Kuvvet vermek. Kolaylaştırmak. Fırsat sunmak. Olanak sağlamak. Olanak tanımak.

Collagen : Ağ dokusunun ana proteini olan bir tür albüminoid. Kollajen. Kıkırdak tutkalı. Hücreler arası maddede bulunan, prolin, hidroksiprolin ve glisin amino asitlerinden oluşan, üç polipeptit zincirinin üçlü sarmal biçiminde önce tropokollajen birimlerini bunlarında özel bir dizilişle polarize mikroskopla görülebilen çizgili bir yapı oluşturduğu, deride çeşitli yönlerde, tendonlarda aynı yönde uzanan fibriller biçiminde, bazal laminada tabaka biçiminde bulunabilen, tip ı-v gibi gruplandırılan bir cins protein. yara iyileşmesinde veya dikiş materyali olarak kullanılan, tendolardan elde edilen doğal materyal. Kolajen. Jelatin özü. Çözünmez lifli protein (biyoloji terimi). Kollagen. Deri, kıkırdak, kemik, tendon ve ligament gibi bağ ve destek dokunun esas yapısını oluşturan ve üçlü heliks biçiminde fibröz yapıdaki protein.

 

Cover : Yetmek. Kapak. Kapatmak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ödemeye yetmek (bir masrafı). Örtmek. Karşılık. Üzerini kapatmak. Örtü. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet.

Kendos synonyms : muscular structure, tendon of achilles, hamstring tendon, muscle system, musculature, connective tissue, sinew.

Kendos zıt anlamlı kelimeler, Kendos kelime anlamı

Disable : Hizmet dışı bırakmak. Edilgenleştirmek. Menetmek. Yetkisini almak. Etkisiz kılmak. Ehliyetini almak. Kullanılmaz hale sokmak. Yasal olarak ehliyetsiz kılmak. Erksiz kılmak. Sakatlamak.

Disapproval : Uygun görmeme. Hoşnutsuzluk. Kınama. Uygun görmeme onaylamama. Onaylamama. Doğru bulmama. Ayıplama. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Beğenmeme.