Kephale türkçesi Kephale nedir

Kephale ingilizcede ne demek, Kephale nerede nasıl kullanılır?

Kephalin : Fosfatidiletanolamin. Kefalın. Kefalin.

Enkephalin : Beyin ve omurilikten salgılanan ve acı önleyici olarak faaliyet gösterenn uyuşturucu özellikleri olan doğal kimyasal (biyokimya). Enkefalin.

Enkephalins : Enkefalinler. Beyin, bağırsak ve adrenal bezde bulunan, morfini taklit ederek opyumları beyindeki reseptörlere bağlayan, endorfinlerle beraber endojen opyumlar olarak kabul edilen bir pentapeptit. Enkefalin.

Kephir : Kefir. Süte karnabahar benzeri kefir tanelerinin eklenmesiyle elde edilen, etilalkol ve laktik asit fermantasyonlarının bir arada oluştuğu, tarihsel geçmişi olan kafkas orijinli süt içeceği.

Kepi : Kasket. Fransız asker kasketi. Asker kasketi.

Kept : Bulundurmak. Tutmak. Kutlamak. Gözkulak olmak. Kalmak. Tutulmuş. Sürdürmek. Sağlamak. Korumak. Temelli almak.

Kept an eye on : Gözkulak olmak. Gözünü ayırmamak. Gözetlemek. Dikkat etmek.

Kept a high profile : Her zaman dikkat çekti. Her zaman göz önünde oldu.

Kepik : Azerbaycan alt para birimi.

Kept away : Uzak durmak. Sokulmamak. Yaklaşmamak. Uzak tutmak.

İngilizce Kephale Türkçe anlamı, Kephale eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kephale ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Capital : Ana. Çıkar. Ciddi. Kimi ayrılıklar dışında, bir devletin, hükümet ve parlamentosunun yerleştiği, devlet başkanının oturduğu, siyasal ve yönetsel özeği olan kent. Bir devletin yönetim merkezi olan kent. Anapara. Büyük harf. Klasik ekonomiye göre, zenginliklerin yaratılmasında, ekonomik işlerin görülmesinde kullanılan ve bir üretim birimi ya da işletme için zorunlu olan özdeksel nesneler. 2-marksçı ekonomiye göre, ücretli işçi çalıştırmanın ve böylece artık değeri almanın aracı. Tecimsel bir kuruluşa ilişkin varlıkların tümü. varlıklar toplamından borçlar düşüldükten sonra geriye kalan katkısız varlık.

Caput : Filiz. Dal. Kafa. Kaput. Kısım. Segment. Kafatası (latince). Bölüm.

Suspire : İç çekmek. Nefes almak. İçini çekmek. Ah çekmek.

Expire : Vadesi dolmak. Geçerliliğini yitirmek. Ömrünü doldurmak. Nefes vermek. Süresi dolmak. Süresi sona ermek. Sona ermek. Son nefesini vermek. Geçmek.

Lock : Kilit. Bağlamak (para). Kilitlenmek. Kilitleme. Yapağı buklesi. Bilgisayar, bilişim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birbirine geçirmek. Birbirine geçmek. Bağlamak. Sıkıca ve kuvvetlice kapamak.

Breathe : İfade etmek. Soluk almak. Yaşamak. Soluk alıp vermek. Esmek. Fısıldamak. Solumak. Nefes alıp vermek. Teneffüs etmek. Hohlamak.

Capita : Dal. Kafatası (latince). Filiz. Başlar. Kafa. Üst kısım. Segment. Kısım. Şahıslar.

Arch : En yukarıda. Kamburlaşmak. Kavis çizdirmek. Tepeden bakan. Nazlı. Kemer. Kabartmak (hayvan sırtını). En başta. Kemerle donatmak. Kavis yapmak.

Capt : Grup lideri. Gemi kumandanı. Şef. Komutan. Yakala.

 

Cen : Ana. Merkezde veya merkezin. Esas. Temel.

Kephale synonyms : beans, blow, snort, archest, beginnings, respire, beginning, bow, take a breath, breathe out, hole, cardinal, bonce, central, bows, cephalic.

Kephale zıt anlamlı kelimeler, Kephale kelime anlamı

Inhale : Nefes çekmek. Nefes almak. İçine çekmek (sigara dumanı vb'ni). Çekmek. İçine çekmek. Teneffüs etmek. İçmek. Solukla içeri almak. Solumak. Soluk almak.