Kertel nedir, Kertel ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ağzı geniş kazan.

Geçit, boğaz.

Kertel tanımı, anlamı

Kert : Bayat. Geçit, boğaz

Kerte : İşaret için yapılmış çentik veya iz, kerti. Derece, radde.

Kerteleme aygıtı : Kertelemeye başlangıç olarak, belli bir negatifin komşu resimlerini değişik basım ışığında basarak kerteleme örneği sağlayan aygıt.

Kerteleme gediği : Doruk noktadan sonra, oyunun duygu açısından yeni bir duruma geçişi. (Söz sanatı terimi) Kertelemede sıra bozukluğu. Oyunun -duygu bakımından- doruk noktasından sonra yeni bir durum yaratan eylem, yeni bir duruma geçiş.

Kerteleme örneği : Negatifin, kerteleme aygıtında ışıklanmasından elde edilen 2 m kadar uzunlukta pozitif film kuşağı.

Kertelemek : Bir şeyi girintili çıkıntılı şekle getirmek, çentelemek.

Kerteleyici : Kerteleme işini gerçekleştiren kimse.

Kertelez : Yolda ileriyi görmeye engel olan pürüzler, çıkıntılar.

Kerteli süzgeç : Görüntülüğün çeşitli bölümlerinde değişik etkiler sağlamakta kullanılan, soğurma katsayısı bir kenardan öbürüne doğru gittikçe azalan süzgeç.

Kertelmek : Gururlu tavır takınmak, gururlanmak. Kurumlanarak oturmak.

Tersine kerteleme : Düşüş. İniş. Bir oyunun doruk noktasından sonra gerilim yönünden dönüşü.

 

Ton kertelenmesi : Siyah-beyaz televizyonda resmi oluşturan ve siyahtan beyaza dek uzanan tonların durumu.

Yükselen kerteleme : [Bakınız: kerteleme].

Kerteleme : Kerte kerte, azar azar ilerleme durumu, tedriç.

Kerteles : Bir tür deve olan teke ile iki hörgüçlü erkek devenin geriye melezlenmesiyle elde edilen bir tür deve.

Kazan : Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

Geçit : Geçmeye yarayan yer, geçecek yer. İki dağ arasında dar ve uzun yol, derbent.

Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

Boğaz : Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse. İki kara arasındaki dar deniz. İki dağ arasında dar geçit. Yeme içme. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm. Yedirip içirme yükümü, iaşe.

Geni : Sözünün eri, mert kişi. Gani. Geri.

Diğer dillerde Kerry sığırı anlamı nedir?

İngilizce'de Kerry sığırı ne demek ? : kerry cattle