Klostrofobi nedir, Klostrofobi ne demek

Klostrofobi; bir tıp terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Kapalı yer korkusu

Klostrofobi hakkında bilgiler

Klostrofobi, kapalı yerde kalma fobisidir. Klostrofobisi olan kişiler asansör gibi küçük ve kapalı yerlerde panik atak geçirebilir veya bu tip yerlerde panik atak geçirmekten, nefes alamamaktan, boğulmaktan korkabilir. Çocukken yaşanan travmatik bir olay klostrofobiye sebep olabilir. Bu kişiler ayrıca bir yerde kilitli kalmaktan da korkarlar.Bu yüzden bu kişilerin bu tür yerlerde kalmaması gerekir.

Klostrofobi ile ilgili Cümleler

  • Ali klostrofobik hissediyor.
  • Klostrofobim var.
  • Ben klostrofobikim.
  • Biz klostrofobiğiz.
  • Ali klostrofobiden muzdarip.
  • Ali klostrofobik.
  • Sen de klostrofobik misin?
  • Ben klostrofobik hissediyorum.
  • Klostrofobik olduğumu sana söyledim mi?

Klostrofobi kısaca anlamı, tanımı:

Kapalı : İçe dönük yaradılışta olan. Başı örtülü (kadın). Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Geçilmez durumda olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Bulutlu, karanlık (hava). Açık olmayan (giyecek). Gizli, saklı.

Korku : Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.

 

Fobi : Belirli nesneler veya durumlar karşısında duyulan olağan dışı güçlü korku, yılgı.

Kişi : Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.

Asansör : İnsanları, yükleri bir yapının bir katından ötekine veya yüksek yerlere çıkarıp indiren, elektrikle işleyen araç.

Küçük : Kısık, parlak olmayan (ses). Niceliği az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Değersiz, önemsiz. Geri aşamada. Yaşı daha az olan. Küçük abdest.

Panik : Ani dehşet duygusu, büyük korku, ürkü.

Atak : Atılım. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Aniden başlayan hastalık nöbeti. Çevik, hareketli. Geveze. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın.

Yer : İz. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Önem. Yerküre. Durum, konum. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Ülke. Durum, konum, vaziyet. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Görev, makam. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Gezinilen, ayakla basılan taban.

Klostrofobik : Kapalı yer korkusuna ait, bu korkuyla ilgili. İlgili cümle: "“İsterseniz bu sakınganlığımı klostrofobik olmama bağlayabilirsiniz.”" T. Uyar.

Diğer dillerde Klostrofobi anlamı nedir?

İngilizce'de Klostrofobi ne demek? : n. claustrophobia

Almanca'da Klostrofobi : Platzangst