Panik nedir, Panik ne demek

Panik; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Ani dehşet duygusu, büyük korku, ürkü

Yerel Türkçe anlamı:

Küçük köpek, fino köpeği.

[Bakınız: pani]

Domuz yavrusu.

Panik hakkında bilgiler

Panik veya panik hali (Yunanca: πανικός, aşırı ve normalin dışına taşmış korku hali.

Aniden başlayan otonom (Sempatik-Parasempatik) sinir sistemi aktivitesiyle birlikte baş dönmesi, çarpıntı, titreme, sararma, terleme, kusma, idrar yapma ve dışkılama arzusu söz konusudur. Ani başlayan nöbetin süresi genellikle sınırlı olmakla birlikte, birkaç dakikadan birkaç saate kadar sürebilir. Bu süre içinde kontrollü zihni faaliyet imkânsızdır ve panik olan gayesizce dolaşır durur. Şahsiyetini kaybetmiş gibidir ve gerçekleri değerlendirme kabiliyeti kalmamıştır. Nöbet, panik olanı takatsiz bırakır.

Tedavide, çabuk etkili bir müsekkini damardan vererek, nöbet kolaylıkla sonlandırılabilir. Başka tedavilerin başlatılmasından önce durumun sebebi araştırılmalı ve tedaviye ona göre yön verilmelidir.

Panik ile ilgili Cümleler

  • Panik yapmamaya çalış.
  • O başka bir adam tarafından öpüldüğünde panikledi.
  • Ali panik yapmaya başlıyor.
  • Ali paniklemeye başladı.
  • Panik yapmak yardım etmeyecek.
  • Tom'un panik yapacağını düşündüm.
  • Panik nedir?
  • Panik yapmak için hiçbir neden yok.
  • Herkes panik yapmaya başladı.
  • Panik yapmak için hiçbir neden yok...henüz.
  • Belki Mustafa panikledi.
  • Panik yapmamalısın.
  • Bütün şehir panik içinde.
  • Panik atak mı yaptım?
 

Panik tanımı, anlamı:

Korku : Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara.

Panik olmak : Büyük korku yaratan bir olay birdenbire ortaya çıkmak.

Panik yaratmak : Korku, dehşet uyandırmak.

Paniğe kapılmak : Ne yapacağını bilememek. çok korkmak.

Paniğe vermek : Büyük bir dehşete düşürmek, çok korkutmak.

Panikatak : Aşırı korku, heyecan dolayısıyla saldırgan, telaşlı davranışta bulunma veya içine kapanma.

Panikleme : Paniklemek işi.

Paniklemek : Paniğe kapılmak.

Dehşet : Olağanüstü şeyler karşısında şaşma anlatan bir söz. Olağanüstü. Bir tehlike veya korkunç bir şey karşısında duyulan ürküntü, yılgı.

Duygu : Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Önsezi. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Duyularla algılama, his.

Büyük : Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Büyük abdest. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

 

Normal : Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme. Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun. Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum.

Otonom : Özerk.

Parasempatik : Parasempatik sinir sistemi ile ilgili olan.

Sistem : Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Yol, yöntem.

Panikletme : Panikletmek işi.

Panikletmek : Panikleme işini yaptırmak.

Panikulus adipozus : Derinin hipodermisinde yağ hücrelerinin bir araya toplanarak yaptıkları oluşum.

Diğer dillerde Panik anlamı nedir?

İngilizce'de Panik ne demek? : [Molemen] n. fright, panic, sudden fear, sudden terror, attack of fear, alarm, dismay, scare

adj. panicky, panic-stricken, panic struck, alarmed

n. panic, stampede, tailspin

Fransızca'da Panik : panique [la], affolement [le]

Almanca'da Panik : n. Panik

Rusça'da Panik : n. паника (F), переполох (M)