Knees türkçesi Knees nedir
- Diz ile vurmak.
Knees ile ilgili cümleler
English: Bend your knees and look in front of you.
Turkish: Dizlerinizi bükün ve önünüze bakın.
English: His knees gave way.
Turkish: Dizleri dayanamadı.
English: She felt her knees tremble.
Turkish: O, dizlerinin titrediğini hissetti.
English: Have your knees been giving you any problems?
Turkish: Dizin sana hiç sorun çıkartıyor mu?
English: Ali felt his knees tremble.
Turkish: Ali dizlerinin titrediğini hissetti.
Knees ingilizcede ne demek, Knees nerede nasıl kullanılır?
Knees up : Kutlama. Parti.
Back lying knees bend : Bükük yatış. Dizler bükülü sırtüstü yatış pozisyonu. Dizler bükülü sırtüstü yatış durumu.
Sitsitting knees bent : Bükük oturuş. Vücudun, dik gövde ve bükülü dizlerle tabanlar ve kabalar üstünde yere dayalı bulunduğu durum.
Knock knees : Parantez bacak. Çarpık bacak. Çarpık bacaklar.
On bended knees : Önünde diz çökerek. Diz çökmüş. Dizlerine kapanarak. Diz çökerek. Diz çöküp.
Knee appeal : Dizle çağırma. Hayvanı dize vurarak çağırma.
Went down on his knees : Dizleri üzerine çöktü. Yakardı. Rica etti. Dilendi. Yalvardı.
Knee chest position : Diz göğüs pozisyonu.
Knee breeches : Kısa pantolon. Golf pantolon.
Knee deep : Diz boyu. Diz boyu derinliğinde. Dizboyu. Dizlerine kadar batmış.
İngilizce Knees Türkçe anlamı, Knees eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Knees ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Kneed : Dizli. Dizi bollaşmış. Diz yapmış.
Kneecap : Dizkapağı. Oynak kemiği. Dizkapağı kemiği. Diz kapağı kemiği. Diz kemiği.
Hinge joint : Oynar eklem. Sadece öne ve arkaya harekete izin veren eklem. Menteşe birleşim yeri. Mafsal derzi. Mafsallı ek yeri. Reze eklem.
Rest : Uzanmak. İşlemezlik. Dikmek (bakış). Rahat. Elinde olmak. Uyku. Mesnet. Bel bağlamak. İstirahat etmek. Artık.
Genu : Genu. Diz (anatomi terimi). Diz.
Kneepan : Diz kapağı kemiği. Dizkapağı. Diz kapağı.
Knee joint : Marangozlukta mafsallı dirsek. Dirsek mafsalı. Mafsallı dirsek. Dirsekli ek. Diz eklemi.
Knee : Paraçol. Diz kısmı. Dirsek. Dizle vurmak. Oynak. Diz bölgesi. Diz.
Kneeing : Ellerini dizine değdirme. Diz ile vurma.
Leg : Basamak. Ara. Hızlı yürümek. Yan kulisleri maskelemekte kullanılan çerçeve. Yan perde. Kadem. But. Üçgenin taban olmayan kenarı. Ayak (mobilya veya pergel). Koşmak.
Knees synonyms : vena genus, human knee, ginglymoid joint, articulatio genus, genicular vein, musculus articularis genus, ginglymus, patella.
Knees zıt anlamlı kelimeler, Knees kelime anlamı
Deep : Deniz. Aşırı. Dip. Koyuluk. Ciddi. Karmaşık. İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk. Karışık. Dalgın.

Bu kısımda Knees kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Knees ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Knees anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Knees ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.