Knuckledown türkçesi Knuckledown nedir

  • İşe koyulmak.

Knuckledown ingilizcede ne demek, Knuckledown nerede nasıl kullanılır?

Knuckled : (parmağın eklem yerleri ile) vurulmuş.

Knuckleduster : Muştalama. Muşta. Demir muşta.

Knuckledusters : Demir muşta. Muştalama. Muşta.

Knuckle bone : Parmak eklemlerini oluşturan kemiklerden herhangi biri (parmaklarda). Aşık kemiği.

Knuckle bones : Parmak kemik. Ayak parmağı kemiği. Aşık kemiği.

Knuckle down to : Girişmek. Başlamak. İşe koyulmak.

Knuckle joint : Parmağın oynak yeri.

Knuckle sandwich : Ağıza doğru vurma veya yumruk atma. Tokat. Dişlere yumruk atma (örn.: beni rahatsız etmeyi bırakmanı rica ettim, tokat atmamı mı istiyorsun?). Yumruk.

Knuckle pin : Mafsal pimi.

Knuckle thread : Yuvarlak vida dişi.

İngilizce Knuckledown Türkçe anlamı, Knuckledown eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Knuckledown ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go ahead : Yenilikçi. İzin. İlk adımı atmak. Başlamak. Devam etmek. Önde gitmek. Önden buyurmak. Sürmek. İlerleyen.

Knuckle down to work : Enerjik bir şekilde işe başlamak. Çok çalışmaya başlamak.

Get off the ground : Havalanmak. Havalanmak (uçak). Başlamak (bir iş). Uygulamaya başlamak. İşe el atmak. Baş göstermek. (düşünce vb) filizlenmek. Başarı kazanmak. Gelişmek.

 

Lead off : Başlamak. İşe başlamak. İşe girişmek. Başlangıç. Başa geçmek. Yol göstermek. Başlatmak.

Get rolling : Yuvarlanmak. Başlamak.

Get the show on the road : Başlatmak. İşleri başlatmak. Koyulmak. Bir şeye başlamak veya bir şeyi başlatmak. (argo terim) başlamak.

Turn to : Koyulmak. Başlamak. Çevirmek. Sığınmak. Aklını vermek. Gitmek (yardım için). Açmak (belirli bir sayfayı). Yardım istemek. Çark etmek. Başvurmak.

Set to work : İşi eline almak. Çalışmaya başlamak. İşe girişmek. Çalıştırmak.

Slave : Kul. Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan ya da başkasından satın alınan erkeklere verilen ad. Cariye. Didinmek. İktisat, tarih alanlarında kullanılır. Eşek gibi çalışmak. Köle yapmak. Köle. Esir etme. Köle gibi çalışmak.

Work : Seğirmek. Yapıt. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek. Üretimi geliştiren en önemli etken; yapılana katılan insan gücü. yapılan işte para ile ölçümlenen insan emeği. Çalıştırmak. Başarılı olmak. Çalışmak. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke . termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. İş. Meşgul olmak.

Knuckledown synonyms : break one's back, do work, approach a task, go about, sit down to work, set to, knuckle down to, buckle down, knuckle down.