Knurr türkçesi Knurr nedir

  • Odun üzerinde veya içindeki budak yeri.
  • Çıkıntı.
  • Budak yeri.
  • Filiz (ağaçta).

Knurr ingilizcede ne demek, Knurr nerede nasıl kullanılır?

Knur : Tırtıl kertik. Filiz (ağaçta). Hokey oyununda kullanılan ağaç top. Çıkıntı. Ağaç gövdesindeki iri budak. Budak yeri. Gofraj.

Knurl : Tırtıl. Tırtıl çekmek. Diş. Pürtük. Yumru. Tırtıl çekme aleti. Çentik. Budak. Tırtık. Tırtır açmak.

Knurled : Tırtıklı. Tırtıllı. Kertikli. Gofrajlı. Mahyalı. Çentikli. Düğümlü. Budaklı. Tırtırlı. Torna ile tırtıl çekilmiş.

Knurled screw : Tırtıllı vida. Tırtırlı vida.

Knurling : Tırtıllama. Tırtıl çekme. Kertikleme. Kertik açma.

Knurly : Budaklı. Tırtıllı. Pürüzlü. Topak topak. Yumru yumru. Boğumlu. Düğümlerle dolu.

Knuckle bones : Aşık kemiği. Parmak kemik. Ayak parmağı kemiği.

Knuckle down : İşe koyulmak. Başlamak. Pes etmek. Sıkı çalışmak. Odaklanmak. Boyun eğmek. Bir baltaya sap olmak. Girişmek. Teslim olmak.

Knuckle down to : Başlamak. İşe koyulmak. Girişmek.

Knuckle down to work : İşe koyulmak. Çok çalışmaya başlamak. Enerjik bir şekilde işe başlamak.

İngilizce Knurr Türkçe anlamı, Knurr eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Knurr ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ear : Kulak verme. İşitme organı; memelilerde dış, orta ve iç kulak bölgelerinden oluşan yapı. Kulp. Duyma yeteneği. Başak. Başaklanmak. Dikkat. Kulak.

Agger : Duvar, siper, set. Eski roma'da yığın veya kale duvarı. Suyun geri çekildiği yükseldiği ve tekrar geri çekildiği alçak gelgit türü. Suyun yükselip geri çekildiği ve tekrar yükseldiği yüksek gelgit türü. Agger.

Eminentia : Kabartı. Eminensiya. Yükseklik, çıkıntı, kabartı, tepe. Tümör.

Coign : Çıkıntılı köşe. Dirsek. Köşe.

Dentation : Tarak şekilli. Tarak şeklinde olan şey. Diş gibi çıkıntı. Çentik. Taraksı çıkıntı.

Bossage : Bosaj. Kabarıntılı işleme.

Knur : Gofraj. Ağaç gövdesindeki iri budak. Hokey oyununda kullanılan ağaç top. Tırtıl kertik.

Cape : Pelerin. Bir su kütlesine uzanan sivri kara parçası. Harmaniye. Kap. Harmani. Burun. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Bazı şeylerin sivri ön bölümü.

Bulges : Bel vermek. Geçici artış. Pırtlamak. Tümsek. Esnemek. Şiş yapmak. Çıkıntı yapmak. Şişmek. Pörtlemek.

Capes : Kap. Bir su kütlesine uzanan sivri kara parçası. Harmani. Pelerin. Bazı şeylerin sivri ön bölümü. Burun. Harmaniye.

Knurr synonyms : coigns, bulge, bump, bezel, buckle, eaves, end piece.