Kolaçka nedir, Kolaçka ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yıldız kümesi, Süreyya burcu.

Kolaçka anlamı, kısaca tanımı

Kolaç : Mayalı, mayasız hamurdan çeşitli biçimlerde yapılan küçük ekmek. Lokma. Fırında pişen küçük ekmek. İki yana açılmış kollar arasındaki uzaklık. Bir türlü börek

Kola : Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kolalama. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata).

Yıldız kümesi : Kütle çekimi altında birbirlerine bağlı yıldızlar topluluğu.

Süreyya : Ülker.

Yıldız : Çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri. Bu biçimde olan. Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse. Kuzey 360°'lik yön, kuzey. Baht, şans, talih. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı, star.

 

Sürey : Tıkızımsı ve bağlantılı olan ilingesel uzay ya da altküme.

Kümes : Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer. Ufak ev.

Burcu : Güzel koku, ıtır.

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi].

Küme : Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup. Tümsek biçimindeki yığın. Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri. Tomar.

Burc : [Bakınız: burç]. Sürgün, tomurcuk. Kışın hayvanlara yem olarak verilen söğüt, kavak gibi ağaçların yeşil kabuğu, filizi. Ağaç sakızı. Taze dal, filiz. Ökse otu.

Diğer dillerde Kol bacak varsaması anlamı nedir?

İngilizce'de Kol bacak varsaması ne demek ? : phantom extremity, limb extremity