Komün nedir, Komün ne demek

Komün; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Beraber çalışıp geliri paylaşmak üzere bir araya gelen topluluk

Komün ile ilgili Cümleler

  • Komünizmi sizden öğrenecek değilim.
  • Amerikalılar neden komünizme karşı çok katı bir tutum alıyorlar, bunu bilmek isterdim.
  • Komünizm Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinde politik bir sistemdi fakat 1993'te sona erdi.
  • Ted komünistler için oy vermek istedi.
  • Eğer fakirlere yiyecek bir şey verirsem, o zaman bana aziz derler. Eğer fakirlerin neden yiyecek hiçbir şeyi olmadığını sorarsam, o zaman bana komünist derler.
  • ABD'nin komünizme karşı olumsuz tutumunun nedenini çok merak ediyorum.
  • Kapitalizmin de komünizmin de kendilerine göre artıları ve eksileri var.
  • Komünizm, Sovyetler Birliğinde süregelen yönetimdir.
  • Komünizm kampanyada en büyük konu oldu.
  • Valentina Tereshkova asla uzaya ikinci bir yolculuk yapmadı . O Komünist Partisinin önemli bir üyesi ve Sovyet hükümetinin bir temsilcisi oldu.
  • “Ama daha önemlisi komünle bizim aramızda bir anlayış farkı olduğu açığa çıktı.”
  • ABD gizli servisinin ve ülkeyi yöneten politikacılarının komünizme karşı olumsuz tutumunun asıl nedeni nedir?
  • Çekiç ve orak komünizmi simgeler.
  • Adalet komünizmde mi sağlanır?

Komün anlamı, kısaca tanımı

 

İlkel komünal üretim biçimi : Sınıfların ve sömürünün olmadığı, ortak mülkiyet ve çalışmaya dayalı üretim biçimi

Komünist birlik : Uluslararası proleteryanın 1847 yılında oluşturduğu ilk komünist (Marksist) örgüt. Çeşitli ülkelerde işçilerin kendi cumhuriyetlerini kurmak için oluşturdukları komünist (Marksist) örgütlenme.

Komünist manifesto : Kapitalist düzeni ve kentsoylu sınıfın egemenliğini proleterya devrimiyle yıkmaya ve sınıfsız bir toplum yaratmaya ilişkin Karl Marx ve Friedrich Engels tarafından yazılan ve ilk kez 1848 yılında yayımlanıp Komünist Birlik tarafından karar altına alınan bildirim belgesi.

Komünist sistem : Komünist manifestoda iki aşamalı olarak tanımlanan, birinci aşaması olan sosyalist sistemden sonra kaynakların herkesin gereksinimi ölçüsünde (herkese gereksinimi kadar) dağıtıldığı, kolektivizmin egemen olduğu sınıfsız topluma dayanan iktisadi ve siyasal sistem.

Komünite : İyi bir şekilde birbirinden ayrılmış bitki veya hayvan toplulukları. Topluluk. Belli çevresel koşullara sahip bir ortamda yaşayan bitkisel ve hayvansal popülasyonların bir araya gelmesiyle oluşan topluluk.

Komünite ekolojisi : Ekolojinin çeşitli türlerinden oluşan bir toplumun bireyleri ile yaşadıkları ortam arasındaki ilişkilerini inceleyen alt kolu. Topluluk ekolojisi, ekosistem ekolojisi. Topluluk ekolojisi.

Komünite süksesyonu : Belirli bir bölgede çeşitli türlerin belirli bir zaman içerisinde birbirini tahrip ederek ortaya çıkması.

Komün hayatı : Harcamalar için gelirleri birleştirerek yaşanılan ortak hayat.

Komünikasyon : İletişim.

Komünist : Komünizm yanlısı olan kimse.

 

Komünistlik : Komünizm.

Komünizm : Bütün malların ortaklaşa kullanıldığı ve özel mülkiyetin olmadığı toplum düzeni, komünistlik. Böyle bir düzenin kurulmasını amaçlayan siyasi, ekonomik ve toplumsal öğreti, komünistlik Komünizm, komünistliği tüm dünyaya yayılmasını hedefler. Bu amaçla Lenin'in mantığıyla yola çıkarak bir adım ileri, iki adım geri taktiği uygular. Yani komünizm'in gelişmesi için gerekirse geri adım atmış gibi davranır veya görüşlerinde değişiklikler yapmış gibi gözükür. Ülkemizde son 40 yıldır terör eylemi gerçekleştiren sol örgütlerin tamamına yakını Komünizm'den etkilenen ateist, marksist, leninist örgütlerdir. Bunlara örnek olarak PKK, DHKP-C ve MLKP verilebilir..

Paylaşmak : Aralarında bölüşmek, pay etmek, üleşmek. Benimsemek, onaylamak.

Topluluk : Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet. Vücudun dolgun olma durumu. Sanatçı grubu. Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme. Aynı yerde bulunan insan kalabalığı. Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl.

Paylaşma : Paylaşmak işi.

Beraber : Birlikte, bir arada. -e rağmen, -e karşın. Aynı düzeyde.

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.

Çalış : Çalma işi.

Diğer dillerde Komuta kolu anlamı nedir?

İngilizce'de Komuta kolu ne demek ? : steering lever