Konjugasyon nedir, Konjugasyon ne demek

Konjugasyon; Biyoloji, Kimya, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: birleşme].

Kimya'da terim anlamı:

Doymamışlık merkezlerinin birbirine bağlanması. Proteinler gibi büyük moleküllerin diğer bileşiklerle birleşmesi.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

İlaç veya onun bir metabolitinin molekülüne bir radikalin veya başka bir madde molekülünün kovalent bağlarla bağlanması sonucu oluşan biyotransformasyon biçimi.

Bakterilerde, siliyatalı protozoonlarda ve kimi mantarlarda iki hücrenin kısa süreli birleşmeleri esnasında mikronükleuslarını ve dolayısıyla DNA değişiminin sağlandığı seksüel bir süreç.

Teknik terim anlamı:

Tek hücreli iki organizmanın çekirdeklerinde kromatin değişimi yapmak üzere birleşmesi veya bir maddenin diğer bir maddeyle birleşerek yeni bileşik oluşturması.

Konjugasyon hakkında bilgiler

Genellikle vücudun ikiye bölünmesiyle gerçekleşir. Bölünme zamanı hayvanın belirli bir büyüklüğe ulaşmasıyla saptanır. Bölünme mitozla gerçekleşrise yavrulara verilen kalıtsal gereç yaklaşık olarak eşit, eğer amitozla gerçekleşmişse yavrulara verilen kalıtsal gerecin miktarı ve özelliği farklı olabilir. Bölünme çekirdeğin ikiye bölünmesiyle başlar ve diğer organeller de kendilerini eşleyerek yavrulara birer tanelerini verirler. Sillilerde bölünme enine gerçekleşir. Büyük ve küçük çekirdekler ikiye bölünür, yavrular bunlardan birer tanesini alırlar. Sitoplazma miktarı her zaman eşit dağılmaz ve yavrular bu yüzden bir yarılarını tamamlamak zorundadırlar. Buna Plazma Farklılaşması denir. Kamçılılarda bölünme boyuna gerçekleşir ve yavrulardan biri anadaki kamçıyı alırken, diğeri kendine yeni bir kamçı yapar. Bazı protistlerde (özellikle parazitler) çekirdek ve hareket organları art arda birçok bölünme geçirir. Sitoplazma bölünmesi olmaz. Ana hücre parçalandığında ortaya birçok yavru çıkar. Buna Fission denir.

 

Konjugasyon tanımı, anlamı

Büyük moleküller : Küçük moleküllerin polimerlerinden oluşan proteinler, nükleik asitler ve şekerler

Kovalent bağlar : Bir ya da daha fazla elektron çiftlerinin paylaşılmasıyla moleküldeki elektronları bir arada tutan, koparılmaları için 50-200 kcal/mol gereken kuvvetli kimyasal bağlar. Bir veya daha fazla elektronun paylaşılmasıyla moleküldeki elektronları bir arada tutan, koparılmaları için 50-200 kcal/mol enerji gereken kuvvetli kimyasal bağlar.

Küçük çekirdek : (karşılık: mikronukleus), Birçok birgözeli hayvanlarda bulunan, küçük ve üreme ile ilgili olan çekirdek.

İkiye bölünme : Hücrenin iki eşit oğul hücreye bölündüğü, her ikisinin de kromozom takımına aynen sahip olduğu, prokaryot organizmalardaki esas bölünme şekli. Hücrenin aynı kromozomlara sahip iki kısma bölünmesi. Her zaman iki kız hücre oluşumuyla sonuçlanan ve bölünmeden önce ana hücre organellerinin duplikasyonuna gereksinim duyulan en önemli hücre çoğalma tipi.

 

Kovalent bağ : Elektronların iki atom tarafından ortaklaşa kullanılmasıyla oluşan ve koparılması için 50-110 kcal/mol enerji gereken kuvvetli kimyasal bağ.

Mikronükleus : Silli protozoonlarda bulunan iki çekirdekten eşeysel üremede görev alan küçük çekirdek. Silli protozoonlarda bulunan iki çekirdekten eşeysel üremede görev alan küçük çekirdek. Siliatalarda üremeden sorumlu olan mikronükleus ve beslenme gibi faaliyetlerden sorumlu makronükleus olmak üzere morfolojik olarak farklı iki çekirdek bulunmaktadır. Küçük bir çekirdek. Çekirdekçik.

Dolayısıyla : Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak. Nedeniyle.

Tek hücreli : Bir hücreli.

Farklılaşma : Farklılaşmak işi, ayrımlaşma. Ayrımlaşma.

Kısa süreli : Uzun olmayan süre.

Kamçılılar : Bir hücreli hayvanların, önlerinde hareketi sağlayan bir veya dört tane kamçı biçiminde duyargası bulunan, uzunlamasına ikiye bölünerek çoğalan bir sınıfı. Bir ya da birkaç kamçılı olup, değişik yapı ve yaşama özelliği gösteren birgözeli hayvanlar sınıfı. Bir hücreliler (Protozoa) alt âleminin, sobe, küre biçiminde ya da uzun vücutlu, ön uçlarında 1-4 tane hareketi sağlayan kamçı taşıyan, serbest, asalak ya da çürükçül olarak yaşayan, serbest yaşayanlarda klorofil taşıyan kromotoforlar bulunan, bu bakımdan hayvan evriminde bitkilerle hayvanlar arasında geçit kabul edilen ve bitki sınıflandırılmasında da yer alan bir sınıf. On kadar takımı olup öglena (Euglena), noktiluka (Noctiluca), tripanozoma (Trypanosoma), layşmanya (Leishmania), trikomonas (Trichomonas), volvoks (Volvox) iyi bilinen cinslerdir. Bir hücreliler (Protozoa) alt âleminin, oval, küre biçiminde veya uzun vücutlu, ön uçlarında 1-4 tane hareketi sağlayan kamçı taşıyan, serbest, asalak veya çürükçül olarak yaşayan, serbest yaşayanlarda klorofil taşıyan kromatoforlar bulunan, bu bakımdan hayvan evriminde bitkilerle hayvanlar arsında geçit kabul edilen ve bitki sınıflandırmasında da yer alan bir sınıf. Bir hücreliler (Protozoa) alt aleminin, söbe, küre biçiminde veya uzun vücutlu, ön uçlarında 1-4 tane hareketi sağlayan kamçı taşıyan, serbest, asalak veya çürükçül olarak yaşayan, serbest yaşayanlarda klorofil taşıyan kromatoforlar bulunan, bu bakımdan hayvan evriminde bitkilerle hayvanlar arsında geçit kabul edilen ve bitki sınıflandırmasında da yer alan bir sınıf. On kadar takımı olup öglena (Euglena), noktiluka (Noctiluca), tripanozoma (Trypanosoma), layşmanya (Leishmania), trikomonas (Trichomonas), volvoks (Volvox) iyi bilinen cinslerdir. (Flagellata):bu takımlara giren ve iyi bilinen cinslerdir.

Tamamlamak : Eksiksiz, tamam duruma getirmek, bütünlemek. Bitirmek.

Proteinler : Yaklaşık %50 karbon, %25 oksijen, %15 azot, %7 hidrojen ve bazen kükürt de içeren ve amino asitlerden oluşan biyopolimer madde.

Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

Protistler : Protista krallığında bulunan fototrof, ototrof veya heterotrof olan ökaryotik tek hücreli organizmaları içeren grup.

Tamamlama : Tamamlamak işi, tamlama, itmam.

Bu yüzden : Bundan dolayı.

Ana hücre : Bölünerek diğer hücre tiplerini veren hücre.

Organizma : Canlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet. Herhangi bir canlı varlık.

Oluşturma : Oluşturmak işi.

Diğer dillerde Konjugasyon anlamı nedir?

İngilizce'de Konjugasyon ne demek ? : conjugation