Korea türkçesi Korea nedir

Korea ile ilgili cümleler

English: Japan and South Korea are neighbors.
Turkish: Japonya ve Güney Kore komşudur.

English: In 1950, North Korea invaded South Korea.
Turkish: 1950'de Kuzey Kore Güney Kore'yi istila etti.

English: North Korea decided the time was right to invade.
Turkish: Kuzey Kore, infilâk için doğru bir zaman olduğuna karar verdi.

English: Ali went to Korea as a Christian missionary.
Turkish: Ali bir Hıristiyan misyoner olarak Kore'ye gitti

English: A trip to Korea for 3 nights and four days is 30,000 yen. That's super cheap.
Turkish: Kore'ye üç gece ve dört günlük bir gezi 30.000 yen. Bu çok ucuz.

Korea ingilizcede ne demek, Korea nerede nasıl kullanılır?

Republic of korea : 1948'de kurulan güney kore'nin resmi adı. Kore cumhuriyeti.

South korea : Doğu asya'da bir ülke. Güney kore.

Korean : Kore´ye özgü. Kore. Korece. Kore dili. Koreli.

Korean fowl plague : Kore tavuk vebası. Newcastle hastalığı.

Koreans : Koreliler. Koreli.

Korn : Yeni metal grubu.

Korin : Bir soyadı.

South korean : Güney koreli.

Korsakoff : Bir soyadı.

Korina : Korina. Afrika’da yetişen, kerestesi pür gitar gövdesi ve sapı olarak kullanılan, açık sarı renkli, tonu sıcak ve tok karakterde orta ağırlıkta bir ağaç.

İngilizce Korea Türkçe anlamı, Korea eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Korea ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Asia : Asya kıtası. Asya.

Jerks : Herhangi bir tik şekli (tıp veya medikal terimi).

Choreas : Yüzde. Kora.

Chorea : Kora. Yüzde. İstemsiz kas hareketleriyle başlayan bir hastalık.

Korean : Koreli. Kore´ye özgü. Kore dili.

South korea : Güney kore. Doğu asya'da bir ülke.

Republic of korea : 1948'de kurulan güney kore'nin resmi adı. Kore cumhuriyeti.

Korea synonyms : north korea, dae han min gook, democratic people's republic of korea, d.p.r.k., han gook, korean peninsula, dprk.