Kora nedir, Kora ne demek
Kora; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Olgunlaşmamış üzüm, koruk.
Anahtar.
Kilit.
Kapı mandalı, sürgü.
Çivi.
Uzun konçlu çorap.
Bir parça, bir süre : Haydi çocuklar bir kora daha uyuyun.
Ev sıvandıktan sonra duvarın altına bir sıra çekilen renkli sıva.
Eski.
Boyunduruğu sabana bağlayan zincirin takıldığı yer.
Karda açılan ince yol, iz.
Tırpan.
Kapı kilidi.
Kora isminin anlamı, Kora ne demek:
Eski. Anahtar. Karda açılan ince yol. Olgunlaşmamış üzüm, koruk. Kora ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.
Kora hakkında bilgiler
Kora, yarım kesilmiş su kabağı ile üstüne inek derisi gerilmiş olan çoktelli bir Batı Afrika çalgısı. Sahip olduğu 21 tel gövdeden dışarı uzanan çubuğun bir tarafında onbir, diğer tarafında da on tane bulunmak üzere ayarlanmış. Çalgı çalınırken gövdenin iç kısmı müzisyene dönük. Korayı çalmak için her iki elin de baş parmak ve işaret parmakları kullanılır. Yaygın olarak Gambia, Mali, Senegal ve Gine'de çalınır. Griyoların çalgısıdır.
Kora tanımı, anlamı
Koraçan : Kömür ateşinde pişirilmiş et
Korada : Cılız, zayıf (insan ve hayvan için). Eski, iş göremez durumda olan, yıkılmaya yüz tutmuş. Bütün etkilere karşı kendini korur duruma gelmiş.
Koraf : Sıra, dizi, altın dizisi. Odun yığını. Raf. Küme, bölük, topluluk. [Bakınız: kor]. Sebze tarlalarında dört beş ocaklık yer.
Koraf koraf : Sürü sürü, küme küme, dizi dizi.
Koragus : Plautus komedyalarında, eserinin tam ortasında Aristophanes'de koronun Paraphase'de olduğu gibi, günlük olaylar üzerine seyircilere sözü alaylı olarak yöneltmesi gibi, yalnızca bir kişiyi konuşturması. (Örn. Curculio - Un Kurdu) Çoğunlukla da artık oynamayan ve yalnızca kostümleri ile dekorları bulunduğundan, bunları para karşılığında geçici olarak veren kimse.
Korah : Kar üzerinde açılmış dar yol; patika.
Korak : Karda açılan ince yol, iz. Bakırcıların kullandıkları küçük demir örs. Ağaç mandallı kapı.
Korak korak : Donuk, sönük sönük, cansız (ışık, ateş için).
Koraka : Demir pası.
Korako : Karga, kuzgun, koraks.
Korakoides : Kargaya ve kuzguna benzeyen.
Korakoideus : Karga gagasına benzeyen.
Korakoit kemik : Kürek kemiği ile göğüs kemiği (sternum) arasındaki göğüs kemerinde bulunan kemik.
Korakor : Göğüs göğüse, omuz omuza, başa baş.
Koraks : Korako.
Koralak : Boş kafalı.
Koralamak : Kapıyı kilitlemek. Kapıyı aralamak.
Korales : İspanya'da on altıncı ve on yedinci yüzyıllarda oyunların oynandığı çevresi yapılarla kapanmış bir han avlusunda ya da yapı aralarındaki alanlarda kurulmuş tiyatro.
Koralı : Arkasından kilitli, sürgülü (kapı).
Koralık : Ekini karartan ve cılız bırakan otların tarlayı basmış durumu.
Koralmak : Bir şeye fazla düşkün olmak, bir şeyi alışkanlık durumuna getirmek. Arkalanmak, yüz bulmak. Sağlamlaştırmak, kuvvetlendirmek. Keskinliği gitmek, körelmek (bıçak ve benzerleri araçlar için).
Koralp : Ateşli, canlı, hareketli yiğit.
Koraltan : Ateşli, canlı, hareketli hükümdar.
Koramak : Önce gelmek. Eskimek. Susuzluktan çatlayacak hale gelmek : Yayık koramış, çeşmenin altına koyuver.
Koramanlar : Zonguldak ili, Perşembe bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Koramaz : Odun. Kimseyi beğenmeyen, kurumlu, kibirli kişi. Kimseyi beğenmeyen, mağrur kimse.
Koramşalı : İçel ilinde, Erdemli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Korangal : Yaban yoncası.
Koranik : Tezek yapılacak gübrenin biriktirildiği çukur.
Korannık : Gübre yığını.
Korap : Küçük, ahşap yazlık ev.
Korapa : Dikkatsiz, yalpalayarak yürüyen kişi.
Korasına : Dokuma tezgâhlarında ipliği astıkları yer.
Korasidya : Korasidyumun çoğulu.
Korasidyum : Bazı şeritlerin, ilk konakta proserkaryaya değişecek silli embriyosu. Sestodların üç çift çengelli onkosferinin etrafı silyumla çevrili yüzen larvası. Pseudophyllidean sestodların üç çift çengelli onkosferinin etrafı silyumlu epitelle çevrili olan yüzen larvası.
Koraslan : Ateşli, canlı, hareketli yiğit kimse.
Koraş : Yakın arkadaş (çocuklar arasında). İçine yapılan küçük pencereli bir duvar ile bacasının daha iyi çekmesi sağlanmış olan ocak çeşidi ve bu duvarda bulunan küçük pencere. Bu tür ocaklarda ateş yakılacak yerin arkasından başlamak ve yükseldikçe öne doğru yaklaşmak üzere bir duvar yapılır. Duvarın üstü ocak bacasının ağzını tavan gibi kapatır. Bu duvarın yükselen yüzünün ortasında bırakılan bir küçük pencere baca boşluğuna açılır. Ocakta yakılan ateşin dumanı bu delikten bacaya geçer.
Koraşı : Konya ili, Tuzlukçu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Korat kedisi : Tayland'ın doğusundaki tılsımlarıyla bilinen Cao Nguyen Khorattan köken alan, yüzyıllardır resimleri çizilmiş ve çinilere işlenmiş, iyi şans getirdiğine inanılan ve Tayland'da hâlâ kutsal kabul edilen, inanılmaz çekici ve harika tüylere sahip, kafası uzun ve üçgenimsi ve üst kısmı düz, gözleri çok büyük ve büyüleyici, kulakları aşağı doğru genişleyen ve uçları yuvarlak, tüyleri çift katlı ve ipek hissi uyandıran, vücut hatları ve duruşu zarif, tüyleri esnek ve kabarık yapıda, kuyruğu orta uzunlukta ve dolgun tüylü, rengi genelde gri, gümüş ve duman tonlarında, koyu mavi ve lavanta tonlarına da rastlanan, soğuk bir görünüşe sahip olsa da, atik, sevecen ve oldukça zeki, sakin ve bağımsız yapıda olmasına rağmen sevgisini kolayca belli eden, kısa tüylü kedi ırkı.
Korata : Cılız, zayıf.
Korava : Meyve ezmesi, bir çeşit marmelat.
Koravlı : Kundura.
Koray : Ateşli, canlı, hareketli kimse.
Koraya : Ekşi meyvelerden yapılan marmelât, meyve ezmesi.
Ligamentum korako humerale : Kürek kemiğinde proc. coracoideusun tabanından, kol kemiğinin tuberculum majusu arasındaki bağ.
Muskulus korakobrakiyalis : Omuz ekleminin ortasındaki küçük kas.
Prosessus korakoideus : Tuber scapulaenin orta yüzünde, karga kemiğinin gelişmemiş kalıntısı olan çıkıntı.
Koral : Koro için yazılmış dinî ezgi. Koroyla ilgili. Kaynağı dinî ezgi olan orkestra parçası.
Koramiral : Deniz kuvvetlerinde, rütbesi tümamiral ile oramiral arasında bulunan, kara ve hava kuvvetlerindeki korgeneralin dengi olan subay.
Koramirallik : Koramiralin rütbesi. Koramiralin makamı ve görevi.
Diğer dillerde Kor pulmonale anlamı nedir?
İngilizce'de Kor pulmonale ne demek ? : cor pulmonale

Bu kısımda Kora nedir? Kora ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kora tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kora hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.