Koragus nedir, Koragus ne demek

Koragus; Tiyatro alanında kullanılan bir sözcüktür.

Tiyatro'daki anlamı:

Plautus komedyalarında, eserinin tam ortasında Aristophanes'de koronun Paraphase'de olduğu gibi, günlük olaylar üzerine seyircilere sözü alaylı olarak yöneltmesi gibi, yalnızca bir kişiyi konuşturması. (Örn. Curculio - Un Kurdu) Çoğunlukla da artık oynamayan ve yalnızca kostümleri ile dekorları bulunduğundan, bunları para karşılığında geçici olarak veren kimse.

Koragus anlamı, tanımı

Kora : Başlıca belirtisi kısa, çabuk, değişken yapıda irade dışı hareketler olan bir hastalık. Olgunlaşmamış üzüm, koruk. Anahtar. Kilit. Kapı mandalı, sürgü. Çivi. Uzun konçlu çorap. Bir parça, bir süre : Haydi çocuklar bir kora daha uyuyun. Ev sıvandıktan sonra duvarın altına bir sıra çekilen renkli sıva. Eski. Boyunduruğu sabana bağlayan zincirin takıldığı yer. Karda açılan ince yol, iz. Tırpan. Kapı kilidi. Karda açılan ince yol

Çoğunlukla : Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle. Genellikle.

Konuşturma : Konuşturmak işi.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Un kurdu : Un güvesi ve un böceği kurtçuklarının ortak adı. (Bizde un akarı için de bu deyim kullanılıyor.). Tenebrio cinsi hububat böceklerin larvalarına verilen ad. Asopia farinalis larvası.

 

Yöneltme : Yöneltmek işi, tevcih. Bir teleskobu veya gözlem aracını bakılacak yıldıza doğru çevirme işi. Öğrencilerin okul yaşamına, izleyecekleri derslere uyumlarını sağlamayı amaçlama, seçecekleri meslekleri yönlendirme işi.

Yalnızca : Yalnız olarak. (ya'lnızca) Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın, yalnız, ancak, tek, sırf, salt, sadece. Tek başına.

Komedya : Komedi.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Seyirci : Bir olayı gören, izleyen kimse, izleyici. İzlemek, eğlenmek için bakan kimse, izleyici.

Yalnız : Yanında başkaları bulunmayan. (ya'lnız) Yalnızca. Ama. (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak. Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi.

Bunlar : Bu zamirinin çokluk biçimi.

Kostüm : Ceket, pantolon ve bazen de yelekten oluşan erkek takım giysisi. Sinema ve tiyatroda rol gereği giyilen kıyafetlerin genel adı. Çoğunlukla sokakta giyilmek için dikilmiş kadın giysisi.

Oynama : Oynamak işi.

Günlük : O günkü, o günle ilgili. Günü gününe tutulan anı yazısı ya da bu yazıları içine alan eser, günce. Üzerinden gün geçmiş veya geçecek. Her gün yapılan, her gün yayımlanan, her gün çıkan. Günü gününe tutulan hatıra, günce, muhtıra. Tütsü için kullanılan bir tür ağaç sakızı.

Geçici : Çok sürmeyen. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu. Bulaşan, bulaşıcı. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı.

Alaylı : Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.

Kostü : Köstebek.

Curcu : Gürcü. Tavuk, piliç.

Kişiy : Kişi.

Diğer dillerde Kor pulmonale anlamı nedir?

İngilizce'de Kor pulmonale ne demek ? : cor pulmonale