Korakoit kemik nedir, Korakoit kemik ne demek
Korakoit kemik; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.
Biyoloji'deki anlamı:
Kürek kemiği ile göğüs kemiği (sternum) arasındaki göğüs kemerinde bulunan kemik.
Korakoit kemik tanımı, anlamı
Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması
Kora : Başlıca belirtisi kısa, çabuk, değişken yapıda irade dışı hareketler olan bir hastalık. Olgunlaşmamış üzüm, koruk. Anahtar. Kilit. Kapı mandalı, sürgü. Çivi. Uzun konçlu çorap. Bir parça, bir süre : Haydi çocuklar bir kora daha uyuyun. Ev sıvandıktan sonra duvarın altına bir sıra çekilen renkli sıva. Eski. Boyunduruğu sabana bağlayan zincirin takıldığı yer. Karda açılan ince yol, iz. Tırpan. Kapı kilidi. Karda açılan ince yol.
Korak : Karda açılan ince yol, iz. Bakırcıların kullandıkları küçük demir örs. Ağaç mandallı kapı.
Korako : Karga, kuzgun, koraks.
Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.
Göğüs kemiği : Göğsün ön tarafında, üzerine kaburga kıkırdakları ile köprücük kemiklerinin eklendiği yassı kemik, iman tahtası.
Göğüs kemeri : Omurgalılarda ön yüzgeçlerin ya da ön ayakların bağlandığı omuz bölgesindeki destek iskeleti. Omuz kemeri, pektoral kemer. Omurgalılarda ön yüzgeçlerin veya ön ayakların bağlandığı omuz bölgesindeki destek iskeleti, omuz kemeri, pektoral kemer.
Kürek kemiği : Omzun art bölümünde bulunan, üçgen biçiminde geniş ve ince kemik.
Sternum : Eklem bacaklı segmentinin, özellikle böceklerin toraks segmentinin dış iskeletinin ventral safihası. Balıklar ve kurbağalar dışta kalmak üzere, omurgalı hayvanlarda göğsün tam arkasında ve eğe (kaburga) kemikleri ve omuz kemeri ile bağlı bir ya da birkaç kemik, ya da kıkırdaklı parçadan oluşmuş safiha. Göğüs kemiği. Göğüs kemiği, döş kemiği. Eklembacaklı hayvanlarda bölütlerin karın parçaları.
Kürek : Toprak, kömür vb.ni bir yerden bir yere alıp atmaya, taşımaya yarayan ve yayvan bir bölümü, buna bağlı uzun bir sapı bulunan araç. Kürek cezası. Küçük deniz teknelerini yürütmeye yarayan, bir ucu yassı, uzun ağaç.
Kemer : Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılmış olan bel bağı. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı. Tümsekli. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak. Emniyet kemeri. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan. Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü.
Göğüs : Vücudun boyunla karın arasında bulunan ve kalp, akciğer vb. organları içine alan bölümü, sine. Bu bölümün içindeki organlar. Meme. Bu vücut bölümünün ön tarafı, sırt karşıtı.
Küre : Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim. Madenci ocağı, maden fırını. Yeryüzü, dünya. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
Ster : Yığın durumundaki yakacak odun için kullanılan, bir metreküpe eşit hacim ölçüsü birimi.
Keme : Büyük sıçan. Domalan.
İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
Diğer dillerde Korakoit kemik anlamı nedir?
İngilizce'de Korakoit kemik ne demek ? : coracoid bone

Bu kısımda Korakoit kemik nedir? Korakoit kemik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Korakoit kemik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Korakoit kemik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.