Koralık nedir, Koralık ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ekini karartan ve cılız bırakan otların tarlayı basmış durumu.

Koralık anlamı, tanımı

Kora : Başlıca belirtisi kısa, çabuk, değişken yapıda irade dışı hareketler olan bir hastalık. Olgunlaşmamış üzüm, koruk. Anahtar. Kilit. Kapı mandalı, sürgü. Çivi. Uzun konçlu çorap. Bir parça, bir süre : Haydi çocuklar bir kora daha uyuyun. Ev sıvandıktan sonra duvarın altına bir sıra çekilen renkli sıva. Eski. Boyunduruğu sabana bağlayan zincirin takıldığı yer. Karda açılan ince yol, iz. Tırpan. Kapı kilidi. Karda açılan ince yol

Koralı : Arkasından kilitli, sürgülü (kapı).

Koral : Koro için yazılmış dinî ezgi. Koroyla ilgili. Kaynağı dinî ezgi olan orkestra parçası.

Karart : Resim seçiciye, belli bir alıcının resmini ileten oluğun düğmesini en yüksekten sıfıra çevirmesi için verilen komut. (Alıcıların sayısı eklenerek "biri karart!, üçü karart!" biçiminde söylenir).

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

Ekini : Onu. Yanındaki. Benzerini, aynısını: Ekini yap. Onu: Ekini ver.

Cılız : Çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif. Güçsüz bir biçimde. Güçsüz, sönük (ışık). Basit, değersiz, önemsiz. İnce.

 

Karar : Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Değişmez olma. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Bu yargıyı bildiren belge. Tam ölçüsünde, ne az ne çok.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Cılı : Sıcak. Ilık.

Bıra : Birader, kardeş. Bu yer, bk. bire, bura.

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Ekin : Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum. Kültür, hars.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Koraks anlamı nedir?

İngilizce'de Koraks ne demek ? : corax