Korece nedir, Korece ne demek

Korece; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Kore dili
  • Bu dille yazılmış olan.

Korece hakkında bilgiler

Korece, Kore yarım adasında ve komşu Yanbian özerk bölgesinde (Çin) yaygın olarak kullanılan bir dildir ve hem Kuzey Kore hem de Güney Kore'nin resmi dilidir.

Dünyada eski SSCB, Avustralya, ABD, Kanada, Brezilya, Japonya ve Filipinlerdeki göçmen komünitelerle birlikte toplam 78 milyon Koreli vardır. Korece ve Korelilik özdeşleşmiştir.

Korecenin kökeni uzun süre belirlenememişti ve uzmanlar Altay Dillerine bağlı olduğunu düşünüyorlardı. Yakın zamanda bu kanıtlandı. Ancak hangi kola bağlı olduğu hâӀâ belirlenemedi.

Korece, konuşulan dilin adıdır. Koreliler tarih boyunca Hanja adını verdikleri Çince yazı karakterlerini kullanmıştır. Günümüzde ise ağzın ve dilin aldığı şekle göre karakterize edilen Kore alfabesi Hangul kullanılmaktadır. Güney Kore'de çocuklara halen 1800 adet Çince karakter öğretilmektedir.

Korece ile ilgili Cümleler

  • Korece öğrenmek istiyorum.
  • Biz hem Japonca hem de Korece konuşabiliriz.
  • Ben Korece anlayamıyorum. Ben onu hiç öğrenmedim.
  • Yumi'nin Korecesi gittikçe daha iyi oluyor.
  • Sana Hausaca öğreteceğim, sense bana Korece öğreteceksin.
  • Korecede Güney Kore'ye "Hanguk"denir.
  • Korece öğreniyorum.
  • Korece çalışırım.
  • Arkadaşım Korece eğitimi alıyor.
 

Korece kısaca anlamı, tanımı:

Yarım : Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri. Hastalıklı, sakat, sağlıksız. Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan. Saatte on iki otuz. Bir bütünün yarısı olan miktar.

Komşu : Sınır ortaklığı bulunan, mücavir. Konutları yakın olan kimselerin birbirine göre aldıkları ad.

Özerk : Bir üst organa bağlı olmakla beraber ayrı bir yasayla kendini yönetme yetkisi olan (kuruluş, devlet vb.), muhtar, otonom.

Bölge : Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka.

Yaygın : Sınırı genişlemiş. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan. Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan.

Kuzey : Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer. Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı. Yıldız.

Güney : Solunu doğuya, sağını batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, cenup, kuzey karşıtı. Lodos. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Güneş gören yer.

Kore : Başlıca belirtisi kısa, çabuk, değişken yapıda irade dışı hareketler gösteren bir hastalık.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Korece anlamı nedir?

Fransızca'da Korece : coréen [le]

Almanca'da Korece : n. Koreanisch